onlineodev.com`u daha etkin ve verimli kullabilmeniz için, yandex.com.tr, bing.com, yahoo.com gibi arama motorlarını kullanmanızı tavsiye etmektedir.
116 kez görüntülendi
Fizik kategorisinde
tarafından düzenlendi

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme

Atom hakkında ilk görüşler M.Ö. 400’lü yıllarda Yunanlı filozof Demokritos tarafından ortaya konmuştur. Demokritos, maddenin taneciklerden oluştuğunu ve bunlara atom adını verdiğini söylemiştir. Atom kelimesi, Eski Yunanca’da “bölünmez” anlamına gelmektedir. Demokritos’un atomculuğu daha sonra Epiküros ve Lukretius gibi filozoflar tarafından geliştirilmiştir.

Orta Çağ’da atomculuk unutulmuş, ancak Rönesans döneminde yeniden canlanmıştır. Fransız rahip Pierre Gassendi, atomların Tanrı tarafından yaratıldığını ve çok fazla sayıda olsalar da sonsuz olmadıklarını savunmuştur. Ayrıca birden fazla atomun birleşkesine “molekül” adını veren ilk kişi de odur.

  1. yüzyılda kimyager John Dalton, atomların bölünmez olmadığını, ancak kimyasal tepkimelerde bütün olarak katıldığını ileri sürmüştür. Dalton, atomların küre şeklinde olduğunu ve elementleri oluşturan atomların birbirleriyle aynı olduğunu düşünmüştür. Dalton’un atom modeli, kimyasal kanunları açıklamak için kullanılmıştır.

  2. yüzyılın başlarında fizikçiler elektromanyetizma ve radyoaktivite gibi fenomenler sayesinde atomun yapısını daha iyi anlamaya başlamışlardır. Atomdan daha küçük tanecikler olan elektron, proton ve nötron keşfedilmiştir. Atomun yapısı ve modeli hakkında çeşitli teoriler ortaya atılmıştır. 

Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Thomson Atom Modeli: Joseph John Thomson, atomun içinde pozitif yüklü bir hamur gibi bir yapı olduğunu ve bu yapı içinde negatif yüklü elektronların gömülü olduğunu öne sürmüştür. Thomson’un atom modeli karpuz veya üzümlü keke benzetilmiştir.
  • Rutherford Atom Modeli: Ernest Rutherford, atomun çekirdek denilen yoğun ve pozitif yüklü bir merkezi olduğunu ve çekirdek etrafında negatif yüklü elektronların döndüğünü göstermiştir. Rutherford’un atom modeli güneş sistemi gibi düşünülebilir.
  • Bohr Atom Modeli: Niels Bohr, elektronların belirli enerji seviyelerinde çekirdek etrafında döndüklerini ve enerji seviyesi değiştirdiklerinde ışık yaydıklarını ileri sürmüştür. Bohr’un atom modeli merdiven basamaklarına benzetilebilir.
  • De Broglie Atom Modeli: Louis de Broglie, elektronların hem parçacık hem de dalga özelliği gösterdiklerini ve çekirdek etrafında belirli dalga boylarına sahip olduklarını söylemiştir. De Broglie’nin atom modeli dairesel dalgalara benzetilebilir.

Günümüzde atomun yapısı hakkında en kabul gören teori kuantum mekaniği temelinde geliştirilen standart modeldir. Standart model, atomun yapısını ve atomaltı parçacıkların etkileşimlerini matematiksel olarak tanımlamaktadır. Standart model, atomun çekirdeğinde proton ve nötron adı verilen hadronlar olduğunu ve çekirdek etrafında elektron adı verilen leptonların olasılık bulutu şeklinde bulunduğunu söylemektedir. Hadronlar ve leptonlar, temel parçacık olarak kabul edilen kuark ve elektron gibi fermiyonlardan oluşmaktadır. Fermiyonlar arasındaki etkileşimleri ise foton, gluon, W ve Z bozonu gibi bozon adı verilen parçacıklar sağlamaktadır.

Aslında bir insana yeni bir şey öğretemezsiniz, siz ona yalnız kendi içinde bir şeyler keşfetmesine yardımcı olabilirsiniz. 

-Galileo Galilei
...