onlineodev.com`u daha etkin ve verimli kullabilmeniz için, yandex.com.tr, bing.com, yahoo.com gibi arama motorlarını kullanmanızı tavsiye etmektedir.
47 kez görüntülendi
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kategorisinde

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme

tarafından seçilmiş
 
En İyi Cevap

Kâzım Karabekir, Türk Kurtuluş Savaşı’nın en önemli kahramanlarından biridir. Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde ve Millî Mücadele yıllarında çok önemli askerî görevlerde bulunmuş ve üstlendiği görevleri başarmış seçkin bir komutandır. Aynı zamanda bir siyasetçi ve devlet adamı olan Karabekir, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda da etkili olmuştur.

Karabekir, 1882 yılında İstanbul’da doğmuştur. Askeri eğitimini Harbiye Mektebi ve Erkân-ı Harbiye Mektebi’nde tamamlamıştır. Balkan Savaşları’nda ve Birinci Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde görev yapmıştır. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer almıştır. 31 Mart Olayı’nı bastırmak için Hareket Ordusu’na katılmıştır.

Millî Mücadele döneminde Edirne milletvekili olarak Meclis-i Mebusan’a girmiştir. Mustafa Kemal Paşa ile birlikte Anadolu’ya geçerek millî mücadeleye katılmıştır. Doğu Cephesi komutanı olarak Ermenilerle savaşmış ve onları yenilgiye uğratarak Gümrü Antlaşması’nı imzalamıştır. Bu antlaşma ile doğu illerini işgalden kurtarmış ve Türkiye’nin doğu sınırlarını belirlemiştir.

Millî Mücadele sonrasında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurucuları arasında yer almıştır. Bu parti, Cumhuriyet Halk Partisi’ne muhalif olarak kurulmuş ancak kısa süre sonra kapatılmıştır. Karabekir, bu partinin kapatılmasından sonra siyasetten uzaklaşmıştır.

1939 yılında tekrar siyasete dönerek Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılmıştır. İstanbul milletvekili olarak TBMM’ye girmiştir. 1946 yılında TBMM başkanlığına seçilmiştir. Bu görevini 1948 yılına kadar sürdürmüştür.

Karabekir, 26 Ocak 1948 tarihinde Ankara’da vefat etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda büyük emeği geçen Kâzım Karabekir, millî mücadele tarihinin en saygın isimlerinden biridir.

Soru da bilgiden doğar, cevap da 

Hz. Mevlana

...