onlineodev.com`u daha etkin ve verimli kullabilmeniz için, yandex.com.tr, bing.com, yahoo.com gibi arama motorlarını kullanmanızı tavsiye etmektedir.
10 kez görüntülendi
Türk Dili ve Edebiyatı kategorisinde

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından 6 43 148

Şiir ile düzyazı arasındaki farklar, edebiyatın en temel konularından biridir. Şiir ve düzyazı, edebi eserlerin iki ana türü olarak kabul edilir. Şiir, duygu ve hayal gücünün ön planda olduğu, ölçü, uyak, ahenk gibi biçimsel özellikler taşıyan, dolaylı ve yoğun bir anlatım biçimidir. Düzyazı ise, düşünce ve bilginin öne çıktığı, konuşma diline yakın, doğrudan ve açık bir anlatım biçimidir. Şiir ile düzyazı arasındaki farklar şöyle sıralanabilir:

  • Şiir, beyit veya kıtalardan oluşur. Düzyazı ise paragraflardan oluşur.
  • Şiirde, ne söylendiğinden çok nasıl söylendiği önemlidir. Düzyazıda ise, ne söylendiği daha önemlidir.
  • Şiirde, anlam çağrışım ve imgelerle verilir. Düzyazıda ise, anlam doğrudan verilir.
  • Şiirde, kafiye, aliterasyon, asonans gibi ses yinelemeleri kullanılır. Düzyazıda ise, ses yinelemeleri daha az kullanılır.
  • Şiirde, teşbih, istiare, mecaz, kinaye gibi söz sanatları sıkça kullanılır. Düzyazıda ise, söz sanatları daha az kullanılır.

Şiir ile düzyazı arasındaki farklar, tartışılabilir bir konudur. Bazı edebiyatçılar, şiir ile düzyazının birbirinden tamamen ayrı olduğunu savunurken, bazıları ise şiir ile düzyazının ortak noktaları olduğunu iddia eder. Örneğin, bazı şiirlerde düzyazıya yakın bir anlatım görülebilir. Bazı düzyazılarda ise, şiirsel bir üslup kullanılabilir. Bu durumda, şiir ile düzyazı arasındaki sınırın belirsizleştiği söylenebilir. Bu nedenle, şiir ile düzyazı arasındaki farkları belirlerken, hem biçimsel hem de içeriksel özelliklere bakmak gerekir. Ayrıca, şiir ile düzyazının farklı amaçlarla yazıldığını da göz önünde bulundurmak gerekir. Şiir, daha çok duyguları ifade etmek için yazılırken, düzyazı daha çok bilgi vermek için yazılır. Bu da, şiir ile düzyazının farklı okur kitlesine hitap ettiği anlamına gelir.


Soru da bilgiden doğar, cevap da 

Hz. Mevlana

...