onlineodev.com 'a hoşgeldiz. Lütfen soru sormaktan ve cevap vermekten çekinmeyiniz
55 kez görüntülendi
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kategorisinde tarafından

İzmir'in işgali, sonuçlrı, amiral Bristol raporu, Kuaviye Milliye, özellikleri

Cemiyetler, azınlık, milli varlıha düşman cemiyetleri, milli mücadelenin ortak özellikleri, Samsun'a çıkış, Niye Mustafa Kemal? Mustafa Kemal'in işi ne? Samsun Raporu, Genelgeler, Hava, Amasya Genelgeleri, Kongreler, Sivas Kongresi ve ortaya çıkan arbedeler, Amasya Görüşmeleri, Temsil heyetinin Ankara gelmesi, Misakı Milli, Türkuye Büyük Millet Meclisi,İstiklal Mahkemeleri, Sevr Barıs Antlaşması, Cepheler, Kütahya Eskişer Muharebeleri, Maarif Eğitim Kongresi, Teklaif-i Milliye, Şakaya Meydan Muharebesi, Kars Antlaşması, Ankara Antlaşması, Büyük Taaruz vs Başkomutanlık Meydan Muharebesi, nüfus mübadelesi gibi  Milli Mücadele  konuları kronolojik sırayla anlatıp, inkılap tarihi 1.dönem 2.yazılı sınavı YKS'ye uygun ayrıntılı ama çokta ayrıntıya girilmeyecek bir şekilde paragraflı, klasik sınav örneğiyle özet çıkartır mısınız?

Ayrıca Mehmet Akif Ersoy'u anmak için her zaman mı lazım? Mesela 12 Mart'ta değil mi? Aralık'ta anmak ne alaka? Ayrıca illaki anmalı mıyız? Nasıl olsa müffetişler bir şey yapmıyorlar, nasılsa herkes "at koşturuyor." Yapılmasa kimin ruhu duyar?

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Milli Mücadele süreci, 15 Mayıs 1919’da İzmir’in Yunanlılar tarafından haksız yere işgal edilmesiyle fiilen başlamıştır. Bu işgale karşı halkın ilk tepkisi, bölgesel direniş örgütleri olan Kuvayımilliye birliklerinin kurulması olmuştur. Bu dönemde yayınlanan Amiral Bristol Raporu, Türklerin haklılığını ve Rumların iddialarının asılsız olduğunu ortaya koyan ilk uluslararası belgedir. İşgaller karşısında İstanbul Hükümeti’nin sessiz kalması üzerine halk, bölgelerini savunmak için Yararlı Cemiyetler (Müdafaa-i Hukuk) kurmuştur. Buna karşılık azınlıklar ve milli varlığa düşman cemiyetler de işgalcilerle iş birliği yapmıştır. Yararlı cemiyetlerin ortak özelliği başlangıçta sadece kendi bölgelerini kurtarmayı amaçlamalarıdır.

Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı, mücadelenin resmi başlangıcıdır. 9. Ordu Müfettişi olarak bölgeye gönderilmesinin nedeni, oradaki karışıklıkları önlemek ve halkın elindeki silahları toplamaktı; ancak o, Milli Mücadele'yi örgütlemek için bu görevi bir fırsat olarak kullandı. Hazırladığı Samsun Raporu’nda karışıklıkların sebebinin Rumlar olduğunu belirtti. Ardından Havza Genelgesi ile halkı işgallere karşı protesto etmeye çağırdı. Amasya Genelgesi ise Kurtuluş Savaşı’nın gerekçesini, amacını ve yöntemini belirleyen bir ihtilal bildirisi niteliğindedir. Bu süreçte toplanan Erzurum Kongresi'nde ilk kez milli sınırlardan bahsedilmiş, Sivas Kongresi'nde ise tüm cemiyetler birleştirilerek mücadele tek merkeze bağlanmıştır. Sivas’ta yaşanan en büyük tartışma, Amerikan mandasını savunanlar ile tam bağımsızlığı savunanlar arasında olmuş, sonuçta "Manda ve himaye kesin olarak reddedilmiştir."

Amasya Görüşmeleri ile İstanbul Hükümeti, Temsil Heyeti’ni resmen tanımıştır. Temsil Heyeti daha sonra güvenli olması ve ulaşım-haberleşme imkanları nedeniyle Ankara’ya gelmiştir. Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde alınan Misakımillî kararları ile Türk vatanının sınırları çizilmiş, bu kararlar İtilaf Devletlerini kızdırdığı için İstanbul resmen işgal edilmiştir. Bu durum, Ankara’da TBMM’nin açılmasına zemin hazırlamıştır. Meclis otoritesini sağlamak ve asker kaçaklarını önlemek için İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur. İtilaf Devletleri ise bize ölü doğmuş bir antlaşma olan Sevr Barış Antlaşması’nı imzalatmak istemiş ancak TBMM bunu reddetmiştir.

Sıcak savaş döneminde Doğu, Güney ve Batı cepheleri açılmıştır. Batı Cephesi'nde Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde alınan yenilgi sonrası ordu Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmiştir. Bu zor günlerde Mustafa Kemal, eğitime verdiği önemi göstermek için Maarif (Eğitim) Kongresi’ni toplamıştır. Ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için Tekalif-i Milliye Emirleri yayınlanmış ve halk elindekini orduyla paylaşmıştır. Sakarya Meydan Muharebesi ile Yunan ordusunun saldırı gücü kırılmış, bu zafer sonrası Fransa ile Ankara Antlaşması (Güney cephesi kapandı) ve SSCB’ye bağlı devletlerle Kars Antlaşması (Doğu sınırı kesinleşti) imzalanmıştır. Son olarak Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile düşman yurttan atılmıştır. Lozan’dan sonra yapılan Nüfus Mübadelesi ile de İstanbul’daki Rumlar ve Batı Trakya’daki Türkler hariç karşılıklı nüfus değişimi yapılmıştır.


Mehmet Akif Ersoy ve Anma Törenleri Hakkındaki Düşüncem

Mehmet Akif Ersoy'u neden Aralık ayında andığımız konusuna gelirsek; evet, 12 Mart İstiklal Marşı'nın kabulüdür ama Mehmet Akif Ersoy 27 Aralık 1936'da vefat etmiştir. Bu yüzden 20-27 Aralık tarihleri "Mehmet Akif Ersoy'u Anma Haftası" olarak kabul edilir. Yani Aralık ayındaki anmaların sebebi vefat yıl dönümü olmasıdır.

"İllaki anmalı mıyız, müfettişler bir şey yapmıyor" kısmına gelince; bu durum aslında müfettiş korkusuyla ya da zorunlulukla yapılacak bir şey değil. Mehmet Akif, o zorlu Milli Mücadele yıllarında yazdığı marşla ve şiirlerle bu milletin ruh halini, çektiği acıları ve inancını kayda geçirmiş biridir. Eğer o günkü ruhu unutursak, bugün sahip olduklarımızın kıymetini de bilemeyiz. Müfettişler görmese bile, bu bir vefa borcudur. Kimsenin ruhu duymasa da, kendi tarihimize ve değerlerimize saygı duymak için bu anmaları yapmak aslında kendimiz için gereklidir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.


...