CİMER aslında devlet ile vatandaş arasında bir köprü görevi görüyor ve yazdığın şikayeti doğrudan konunun muhatabı olan kuruma iletiyor. Örneğin okulunla ilgili bir sorun yazarsan bu talep Milli Eğitim Bakanlığına veya bağlı bulunduğun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne düşüyor. Kurumların yasal olarak belirli bir süre içinde sana olumlu veya olumsuz bir cevap verme zorunluluğu olduğu için hiçbir iş yapmıyor demek doğru olmaz, en azından şikayetini resmi kayıtlara geçirmiş ve takip edilebilir hale getirmiş oluyorsun.
Her CİMER başvurusunda ifade alınmaz. Eğer yazdığın konu idari bir soruşturmayı gerektiriyorsa, bir suç unsuru taşıyorsa veya müfettiş görevlendirilirse senin bilgine başvurmak için ifadeye çağırabilirler. Ancak genel bir talep, öneri veya basit bir şikayet durumunda sadece ilgili kurumdan gelen yazılı cevabı sistem üzerinden görürsün.
81 okulla ilgili eş zamanlı işlem yapılması gibi bir öneriyi dilekçene eklemen senin başını ağrıtmaz. Anayasal olarak dilekçe ve şikayet hakkın var ve devletten bir denetim mekanizmasının nasıl işlemesi gerektiğine dair öneride bulunabilirsin. Burada dikkat etmen gereken en önemli nokta, yazdığın metinde kimseye hakaret etmemek, isim vererek iftira atmamak ve elinde kanıt olmayan konularda kesin hükümler vermemektir. Saygılı bir üslupla, sadece durumu ve endişelerini anlatarak denetimin sağlıklı olması için bu yöntemi önerdiğini belirtirsen herhangi bir yasal sorun yaşamazsın; en kötü ihtimalle talebinin bu kısmı kabul edilmez ama şikayetin yine de işleme alınır.