Soruda bahsedilen temel durum, küresel güçlerin medya ve eğitim gibi araçları kullanarak toplumları kendi istedikleri yönde etkilemeye çalışmasıdır. Şıkları tarihi dönemlerin özelliklerine göre tek tek değerlendirmemiz soruyu çözmemizi sağlayacaktır.
Osmanlı Klasik Dönemi'nde dünya çapında kitleleri etkileyecek bir medya veya eğitim ağı bulunmuyordu. O dönemde devletin daha çok kendi otoritesini sağlamlaştırma çabaları görülür. Tanzimat Dönemi'nde gazeteler çıkmaya başlasa da bu durum küresel bir yönlendirmeden ziyade imparatorluğun modernleşme ve ayakta kalma adımlarıdır.
Birinci Dünya Savaşı yıllarında yoğun bir propaganda yapıldığını biliyoruz ama bu faaliyetler daha çok cepheye asker toplamak veya halkın savaş moralini yüksek tutmak içindi. Cumhuriyet'in ilk yıllarında ise küresel güçlerin dayatması değil, yeni kurulan devletin kendi ulus bilincini oluşturma ve çağdaşlaşma amacı ön plandaydı.
Soğuk Savaş Dönemi'ne geldiğimizde ise tablonun tamamen değiştiğini görüyoruz. İkinci Dünya Savaşı bittikten sonra dünya Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği olmak üzere iki büyük kampa ayrıldı. Bu iki büyük küresel güç doğrudan silahlı bir çatışmaya girmek yerine kendi ideolojilerini yaymak için medya, sinema, radyo yayınları ve eğitim sistemlerini çok sistemli bir şekilde kullandı. Kendi ekonomik düzenlerini ve yaşam tarzlarını diğer ülkelere benimsetmek için büyük bir psikolojik ve kültürel savaş yürüttüler. Metinde anlatılan küresel güçlerin medya ve eğitimle toplumları yönlendirmesi iddiası tam olarak Soğuk Savaş yıllarındaki bu faaliyeti anlatıyor.
Doğru cevap E şıkkı dır...