Lozan Barış Antlaşması Raporu
Kurtuluş Savaşı'ndaki büyük başarılarımızın ardından askeri mücadele dönemi bitmiş ve diplomatik mücadele dönemi başlamıştır. Mudanya Ateşkes Antlaşması ile sağlanan barış ortamını kalıcı hale getirmek için İtilaf Devletleri Türkiye'yi barış konferansına davet etmiştir. Görüşmeler İsviçre'nin Lozan kentinde yapılmıştır. Türk heyetinin başkanı olan İsmet Paşa, görüşmeler boyunca ülkemizin bağımsızlığından ve eşitlik ilkesinden asla taviz vermemiştir. Hatta kapitülasyonlar ve ekonomik bağımsızlık gibi konularda anlaşmazlık çıkınca görüşmeler kesilmiş, Türk ordusu yeniden savaş hazırlıklarına başlamıştır. Savaş göze alınamadığı için görüşmeler tekrar başlamış ve 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Barış Antlaşması imzalanmıştır.
Bu antlaşma ile yeni Türk devletinin sınırları büyük ölçüde çizilmiştir. Suriye sınırı Fransa ile yapılan Ankara Antlaşması'na göre kabul edilmiş, Yunanistan sınırı Meriç Nehri olarak belirlenmiştir. Irak sınırı ise İngiltere ile daha sonra yapılacak ikili görüşmelere bırakılmıştır. Antlaşmanın en büyük başarılarından biri yıllardır ülkemizin ekonomisine zarar veren kapitülasyonların kesin ve net bir şekilde kaldırılmasıdır. Böylece tam ekonomik bağımsızlık sağlanmıştır. Ülkemizde yaşayan bütün azınlıklar Türk vatandaşı kabul edilerek yabancı devletlerin iç işlerimize karışması engellenmiştir. Boğazların yönetimi başkanı Türk olan bir komisyona bırakılmış, her iki yakası askerden arındırılmıştır. Osmanlı Devleti'nden kalan borçlar ise Osmanlı toprakları üzerinde kurulan yeni devletler arasında paylaştırılmış ve Türkiye kendi payına düşen kısmı taksitler halinde ödemeyi kabul etmiştir.
Lozan Barış Antlaşması, Türk milletinin bağımsız yaşama hakkını tüm dünyaya kanıtlayan çok önemli bir belgedir. Yeni kurulan devletimiz, uluslararası alanda eşit ve bağımsız bir devlet olarak tanınmıştır. Sevr Antlaşması gibi Türk milletini yok etmeyi amaçlayan planlar tamamen ortadan kaldırılmıştır. Cumhuriyetimizin kurucu belgesi niteliğinde olan bu antlaşma, diplomatik alanda kazanılmış en büyük zaferlerimizden biridir ve bağımsızlığımızın en büyük teminatıdır.