27 kez görüntülendi
Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi kategorisinde tarafından

Ben anlamıyorum hiçbir şeyi... Hayatımda bir sürü saçmalık var ki, anlatamam. Nasıl, nerden başlasam, ne yapsam bilmiyorum. Ama insanların hiçbir şeyden haberleri yokmuş gibi davranmaları, belki de yoklar bilmiyorum ama ülkemiz içten fethedilmeye çalışırken, insanların boş işlerle uğraşmaları delirtiyor. Ben çok ama çok yanlış yerdeyim Ahlak-Der'de İslam'ı hâkim kılmam gerekirken, yazılı çalışmak zorundayım.

Bir taraftan annem babam tartışmaları, bir taraftan abimin okumayıp yalan söylemesi aileme ve SSK prim borçlarını devrede olması, işin kötü tarafısı üniversite okumayıp, Allah yolunda cihad edeyim diyorum, annemlerin pek hoşuna gitmeyecek. Kafam karışık. Bunları düşündüğüm için stres oluyor ve ellerimde sivilceye benzer kabarcıklar çıkıyor.




Bu yazdığım şeyi değerlendirerek,  Monroe Doktrini (ABD’nin yalnızlık ilkesi)
NATO, Varşova Paktı (üyeleri vs.)

Kitle iletişimi

Çok partili siyasi hayata geçiş (Cumhuriyet)

4’lü Takrir

Uydular

Arap-İsrail Savaşları

Türk-Yunan problemleri

ÇAĞDAŞ SINAV


konularıyla bağlantı kurup ayrıntılı özet çıkarır mısınız?

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

İçinde bulunduğun durum giderek kronikleşmeye başladı. Bir yandan ailendeki bitmeyen tartışmalar, abinin durumu ve maddi sıkıntılar, diğer yanda kendi inançların varken önüne koyulan bir sınava çalışmak gibi. Tıpkı zamanında Amerika Birleşik Devletleri'nin Monroe Doktrini ile yaptığı gibi. ABD de Avrupa'nın o bitmek bilmeyen kaosundan, çekişmelerinden uzaklaşıp sadece kendi kıtasına dönmek, dış dünyanın dertlerinden kendini soyutlamak istemişti. Bazen insan da tıpkı bu yalnızlık ilkesi gibi etrafındaki gürültüyü kapatıp sadece kendi sınırlarını korumaya ihtiyaç duyar.

Fakat tamamen dünyadan kopmak veya dertleri tek başına sırtlanmak her zaman mümkün olmuyor maalesef. İçinde bulunduğun durumu tek başına taşımak yerine güvendiğin birilerinden destek alman senin için daha iyi olacaktır. Örneğin Soğuk Savaş döneminde de ülkeler yalnız başlarına ayakta kalamayacaklarını anlayınca bir araya gelip ittifaklar kurdular. Batı ülkeleri kendilerini güvenceye almak için NATO'yu kurarken, Doğu bloğu da buna karşı Varşova Paktı'nı oluşturdu. Sen de bu zorlu yazılı sürecinde her şeyi tek başına göğüslemek zorunda değilsin. Belki Arkadaşların ile bir araya gelip bu sınavına beraber çalışmak kafandaki o yoğun baskıyı biraz olsun dağıtabilir ve yalnız olmadığını hissettirebilir.

İnsanların etrafta olan bitenden habersizmiş gibi boş işlerle uğraşması seni çok öfkelendiriyor, bunu yazdıklarından net görebiliyorum. Ülkede bir şeyler olurken herkesin tepkisiz kalması gerçekten çok iyi bir durum değildir. Aslında kitle iletişimi ve uzaya gönderdiğimiz uydular tam da insanların dünyadan haberdar olması, gerçekleri görmesi için geliştirilmiş teknolojiler. Ama bazen bu araçlar insanları uyandırmak yerine senin de fark ettiğin o boş işlerle oyalayan bir illüzyona dönüşebiliyor. Televizyonlar, radyolar, internet hep o uydular üzerinden evimize kadar girip algımızı şekillendiriyor. Asıl mesele bu iletişim gücünü doğru kullanıp insanların gerçek dünyayla bağ kurmasını sağlayabilmektir.

Kafanın içinde bambaşka düşünceler çarpışıyor. Bir tarafta Ahlak-Der'deki hedeflerin, cihad düşüncen, diğer tarafta ailenin senden beklentileri ve okul var. Farklı fikirlerin bir arada var olmaya çalışması her zaman sancılıdır. Türkiye'nin çok partili siyasi hayata geçişi de böyle zorlu olmuştu. Tek bir doğrunun olduğu düzenden çıkıp farklı seslerin duyulmasına alan açılması gerekiyordu. Dörtlü Takrir işte bu farklı seslerin duyulma ve yeni bir yol çizme isteğiydi. Parti içindeki muhalifler kendi fikirlerini savunarak demokratik bir alan açtılar. Senin içindeki bu farklı sesler ve ailenle yaşadığın fikir ayrılıkları da aslında kendi yolunu bulmaya çalışan birinin içsel mücadelesi gibi geliyor bana.

Evdeki o çözülemeyen tartışmalar ve seni yoran anlaşmazlıklar tıpkı kronikleşmiş uluslararası sorunlara benziyor. Arap-İsrail Savaşları veya Türk-Yunan problemleri nasıl yıllarca çözülemeyen, inançların, sınırların ve hakların sürekli çatıştığı derin krizlerse, senin etrafındaki o karmaşa da sende aynı tıkanmışlık hissini yaratıyor. Kıbrıs, Ege adaları veya Filistin toprakları üzerinde kopan fırtınalar ne kadar derinse, senin iç dünyanda kopan fırtınalar da o kadar gerçek. Bütün bu tarihsel olayları öğrenmek sadece bir kağıdı doldurmak için değil, dünyadaki ve çevrendeki bu karmaşayı daha iyi okuyabilmek içindir. Bugün o masaya oturup yazılıya çalışmak hedeflerinden uzaklaşmak gibi gelebilir ama sağlam bir bilgi birikimi inandığın doğruları savunmak için çok yol alman gerektiğinin artık farkına varmalısın. Daha önceden yazdığın problemlerin etrafında sürekli dolanıp duruyorsun. Yaşadığın problemleri sürekli diri tutman yarardan çok sana zarar verdiğini görmen gerekiyor. Önemli sınavlar arifesindesiniz ve bunlara odaklanmazsan asıl büyük problemleri bundan sonra yaşarsın. Umarım ne demek istediğimi anlamışsındır.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...