İnsanlar niye böyle diye düşünmeden edemiyorum. Her biri beni sınamak için mi yaratıldı? Bu hayatta tek öğrendiğim şey doğru yaptığın şeylerde kimsenin destek olmaması ve hep senin kusurlarınla ilgilenilmesi. Şuan evde, okulda orada burada İslam hâkim olsun diye çalışacağım inşallah desem, kimsenin umurunda olmaz. Ama ben ne zaman yanlış bir şey yapsam, Aaa, yanlış bir şey yaptı diye yedi düvele yayılır. Bu mudur adelet? Herkes, Adalet çığırtkanlığı yapıyor ama kimsenin adaletle ilgilendiği yok. Herkes herkesin kusurunu arıyor. Herkes hiç kimseyi gerçekten sevmiyor, işe yaradığı için kullanıyor. Sevmek hikaye bu devirde.
Abim, annem, babam, hocalar, arkadaşlarım herkes ayrı bir dünyada gibiler. Abim, takıntılı birisi zaten. Başıma TDK kesiliyor. "Galba" dememe karışıyor. Galba değilmiş, galibaymış. Galiba demek biraz zor bana illa galba demem lazımmış. Hâ Galba, ha galiba. Ne fark eder?
Sanki her şey bize ait, bütün her şey... Dil bile bize ait değil. Uyutuluyorsunuz, farkında bile değilsin. Uyananlar bile hareket geçmiyor, ben bu ailede okulda harcanıyorum. Ne sınavlar, ne YKS umrumda değil artık. Ne olacaksa olsun artık. Zaten Mehmet Akif Ersoy ile Said Nursi'nin bile İttihatçıları desteklediğini kaç kişini biliyor? Kaç kişi İslam için çalışıyor?
O zaman ne diyelim uyuyalım bakalım, kim kazanacak kim kaybedecek?