XVIII. yüzyıl Avrupa’da Aydınlanma Çağı olarak bilinen çok önemli bir dönemdir ve bu dönemde düşünce yapısı köklü bir değişikliğe uğramıştır. Orta Çağ boyunca kilisenin baskın olduğu ve her şeyin dine dayalı açıklandığı skolastik düşünce sistemi terk edilmiştir. Bunun yerine her türlü bilginin merkezine insan aklı konulmuş, olayların ve doğanın anlaşılmasında deney ile gözlem en güvenilir yöntemler haline gelmiştir. Bu değişimle birlikte insanlar artık geleneksel otoritelere körü körüne inanmak yerine sorgulamaya başlamışlardır. Bu yüzden sorunun cevabı akıl ve gözlemin temel prensip kabul edildiği E seçeneğidir. Diğer seçenekler ise Orta Çağ’ın özelliklerini yansıtır ancak bu dönemde bilimsel faaliyetler ve özgür düşünce ortamı çok daha ön plandadır.