Bu sorunun cevabı D seçeneğidir.
İbadetlerin bireysel arınma ve disiplin kazandırma yönü olduğu gibi, toplumsal dayanışmayı ve yardımlaşmayı güçlendiren sosyal yönleri de vardır. Zekât, İslam’ın temel sosyal adalet mekanizmalarından biridir. Malın belirli bir kısmının ihtiyaç sahiplerine verilmesini emreden zekât, zengin ile fakir arasındaki uçurumu azaltır, toplumdaki kardeşlik bağlarını kuvvetlendirir ve toplumsal bir denge kurar. Bu yönüyle doğrudan doğruya sosyal bir ibadettir. Kurban ibadeti de benzer şekilde toplumsal paylaşımı hedefler. Kesilen kurban etlerinin ihtiyaç sahiplerine, akrabalara ve komşulara dağıtılması, toplumun farklı kesimleri arasında bir kaynaşma sağlar, yoksulların da bayram sevincine ortak olmalarını mümkün kılar. Dolayısıyla zekât ve kurban, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vurgusuyla ön plana çıkan ibadetlerdir.
Namaz ve oruç ise daha çok bireysel disiplin, irade terbiyesi, nefis terbiyesi ve Allah’a olan yakınlığı pekiştirme özellikleri taşır. Namaz, kişiyi kötülüklerden alıkoyan ve ona manevi bir düzen sağlayan bireysel bir duruştur. Oruç ise kişinin sabrını geliştiren, nefsini terbiye eden ve şahsi iradesini güçlendiren bir ibadettir. Her ne kadar namazın cemaatle kılınması veya orucun iftar sofralarında paylaşılması gibi sosyal boyutları olsa da, bu ibadetlerin ana gayesi ve insana kazandırdığı temel hasletler, kişinin kendi iç dünyasıyla olan ilişkisini düzenlemek ve onu manevi bir olgunluğa ulaştırmaktır. Zekât ve kurban ise daha doğrudan ve belirgin bir şekilde toplumun geneline yayılan bir iyilik hareketini temsil eder.