İntihar, bir bireyin, neticesinin ölüm olacağının bilincinde olarak, kendisinin ölümüne yol açacak bir eylem yapmasıdır. İntihar, hem dinî hem de ahlâkî açıdan büyük bir günah ve cinayettir. Çünkü insan, kendine ait olmayan bir cana kıymış olur. İnsanın hayatı, Allah’ın bir emanetidir ve ancak O’nun izniyle sona erer. Bu nedenle, insanın kendi canına kıyması, Allah’ın hakkına tecavüz etmek ve O’nun takdirine razı olmamak anlamına gelir.
İslam, intiharın haram olduğunu, hem Kur’an hem de hadislerle açıkça bildirmiştir. Kur’an’da şöyle buyrulur:
“Kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.” (Nisâ, 4/29)
“Kim bir mü’mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” (Nisâ, 4/93)
Hadislerde de intiharın büyük bir günah olduğu ve intihar edenin cehennemde ebedî olarak kendi kendine zarar vermeye devam edeceği haber verilmiştir. Mesela, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Kendini boğarak öldüren kimse, cehennem için boğmuş olur. Kendini vuran kimse, cehennem için vurmuş olur.” (Buhârî, Cenâiz, 84)
“Bir dağdan aşağı atlayarak canına kıyan kimse, cehennem ateşinde ebedî olarak yüksekten aşağıya atlayıp duracaktır. Zehir içerek canına kıyan kimse, elinde zehri olduğu hâlde, cehennem ateşinde ebedî olarak zehir içip duracaktır. (Bıçak, mızrak gibi) bir demiri karnına saplayarak kendisini öldüren kimse de demiri elinde olduğu hâlde cehennemde o demiri karnına ebedî surette saplayıp duracaktır.” (Buhârî, Tıb, 56)
Bu hadislerden anlaşıldığı üzere, intihar eden kişi, hem dünyada hem de ahirette büyük bir kayba uğrar. Dünyada, hayatın güzelliklerinden, sevdiklerinden, ibadet etmekten ve Allah’ın rahmetinden mahrum kalır. Ahirette ise, cehennem azabına ve Allah’ın rızasından mahrum kalır. Bu yüzden, intihar, hiçbir sorunu çözmez, aksine daha büyük sorunlara yol açar.