onlineodev.com 'a hoşgeldiz. Lütfen soru sormaktan ve cevap vermekten çekinmeyiniz
192 kez görüntülendi
Tarih kategorisinde tarafından

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Türk İslam devletlerinin hukuk sistemi, şer’î (dini) ve örfî hukuk olmak üzere ikiye ayrılırdı. Şer’î hukuk, İslam hukuku kaynaklarına yani Kur’an, sünnet, icma ve kıyasa dayanırdı. Türk İslam hukukunda Karahanlılarla başlayan geçiş dönemi Selçuklularla en gelişmiş hâline ulaştı. Şer’î hukuk içine giren davalar, yargıçlığını “kadı”ların yaptığı mahkemelerde görülürdü. Evlenme, boşanma, miras, nafaka ve vakıfların yönetimi bu mahkemelerde sonuca bağlanırdı. Kadıların verdiği kararlar kesin olup bozulması mümkün değildi. Ancak haksızlığa uğradığına inanan tarafın itiraz etme hakkı vardı. Böyle durumlarda kadılardan meydana gelen bir heyet verilen kararı inceler kararı uygun bulmazsa sultana bildirirdi. Kadıların başkanı **“Kadı’l-Kudat”**tı.

Örfî hukuk genel olarak; yönetim, askerî ve mali hukuku ilgilendiren konuları kapsardı. Başında emir-i dad’ın (adalet bakanı) bulunduğu örfi mahkemelerin ağır siyasi suçlar için verdiği kararlar, sultanın başkanlığındaki özel mahkemede hükme bağlanırdı. Divan-ı Mezâlim, Türk-İslam devletlerinde adli teşkilatın temel organlarından biriydi. “Yasama, yürütme ve yargı” görevlerinin yanı sıra “idari, dinî ve mali” alandaki görevleri de yerine getirirdi. Divan-ı mezâlimde kadıların kararlarına yapılan itirazlar görüşülürdü. Siyasi suçlular ve devlet düzenini bozanlarla birlikte yüce divan sıfatıyla şikâyetçi olunan devlet memurları da burada yargılanırdı. Sultanın başkanlığında haftanın belirli günlerinde toplanır, sultan olmadığı zaman vezir başkanlık ederdi. Ordu mensuplarının davalarına ise kadıasker (kazasker) bakmaktaydı.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.


...