Top üzerinde işaretlediğimiz yerin aydınlık olmasını ve karanlıkta kalmasını, Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönmesi ile açıklayabiliriz. Dünya kendi etrafında batıdan doğuya doğru dönerken, Güneş’i doğudan batıya doğru hareket ediyormuş gibi görürüz. Bu hareket, Güneş’in gün içinde gökyüzünde farklı yerlerde görünmesine neden olur. Örneğin, sabahleyin doğu tarafında, öğlen tam tepede, akşama yakın ise batıdan batar.
Bu hareket, bir günün oluşmasını sağlar. Dünya kendi etrafındaki bir tam tur dönüşünü 24 saatte tamamlar. Bu süre içinde Dünya’nın Güneş’e bakan kısmı aydınlık olurken, Güneş’i görmeyen kısmı karanlık kalır. Böylece gündüz ve gece meydana gelir.
Bu etkinlikte topu Dünya olarak, el fenerini de Güneş olarak düşünebiliriz. Topun üzerine işaretlediğimiz yer, Dünya üzerindeki bir noktayı temsil eder. El fenerinin ışığını açtığımızda, topun yarısı aydınlanırken diğer yarısı karanlıkta kalır. Topun aydınlanan yarısı gündüzü, karanlıkta kalan yarısı da geceyi simgeler. Arkadaşımız topu döndürdüğünde, işaretlediğimiz yerin bazen ışığa maruz kaldığını bazen de ışığı kaybettiğini görürüz. Bu da o noktanın gündüz ve gece yaşadığını gösterir.