onlineodev.com 'a hoşgeldiz. Lütfen soru sormaktan ve cevap vermekten çekinmeyiniz
238 kez görüntülendi
Türk Dili ve Edebiyatı kategorisinde tarafından

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından
tarafından seçilmiş
 
En İyi Cevap

Konusu: Franz Kafka, Prag’da tanıştığı Milena Jesenska’dan, kendi yazdığı hikayelerin Çekçe çevirisini yapmasını ister. İlerleyen süreçte bu iş için Kafka ve Milena mektup aracılığıyla sürekli iletişim halinde olur. Bu mektuplar, tutkulu bir aşkın başlangıcını temsil eder. Kafka ve Milena, hayatlarının sonuna kadar sadece mektupla haberleşirler. Milena evlidir ve Çek diline son derece hakimdir. Bu imkansız aşkın peşini bir türlü bırakamayan Kafka, her gün mektuplaşmaya devam eder. Milena, Kafka için bir hayata tutunma sebebi olmuştur.

Özet:

Franz Kafka ile Milena arasında geçen mektupların, bu büyük aşkın, kavuşma hayallerinin ve acı veren hikayenin tek tanığı olduğu görülmektedir. Bu büyük buluşma hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Kitap, sadece hüzünlü bir aşk öyküsü sunmakla kalmaz, aynı zamanda dönemin olaylarını, dini meseleleri ve olağan savaşları da ele alır.

Milena, evli bir kadın olup Çek dilinde oldukça yetkindir. Şans eseri Prag'da Kafka ile karşılaşır ve aralarında bir dostluk başlamış olur. Bu dostluk ilk başta yalnızca çeviri işleriyle sınırlı görünse de, zamanla uzun mektuplaşmalar sonucunda tutkulu bir aşka dönüşür.

Milena ile Kafka'nın ortak noktası, her ikisinin de verem hastası olmalarıdır. Milena'nın evli olduğunu bilen Kafka, bu imkansız aşka rağmen onu bırakmaz ve her gün mektuplaşmaya devam ederler. Milena, Kafka'nın yaşamında bir umut kaynağı haline gelmiştir.

KİTAPTAN ALINTILAR:
*Ateşten örülmüş uzun alevlerdir sevgilim, dolaşır yeryüzünü sarar beni. Ama sandıklarını değil, görmesini bilenleri sürükler ardından. (s.55)
*Mavimtrak kımıldayan bir nesnesin, hortlak gibi birşey! Sen de kollarını açıyorsun, ama gerinmek için değil bu, bir çeşit kutsallık var bu kolların açılışında. Birden akşam olmuş ve sen yanımdasın... Sokakta, kaldırımın üstündesin. Benim bir ayağım kaldırımda, bir ayağım yerde, elini tutuyorum. Hızlı hızlı, kısa kısa cümlelerle bir konuşmadır başlıyor aramızda. Bu konuşma hiç kesilmiyor, uyanıncaya kadar. (s.50)
*Karşılıklı kapıları olan bir odayız sanki; ellerimiz kapı tokmaklarında, birinin bir göz kırpışı diğerini kaçırmaya yetiyor, hele bir söz edecek olsa, öteki kapısını kapamış, gözden yok olmuştur, biliyorum. Açacak kapıyı yine elbet, bu öyle bir oda ki, bırakılamaz belki de. Biri ötekine benzemese bu kadar, rahat olsa, ötekine bakmıyormuş gibi davransa... Odayı düzene sokacak yavaş yavaş, herhangi bir odaymış gibi, ama hayır, o da kendi kapısının önünde öteki gibi davranıyor. Kimi zaman ikisi de kapının ardına kaçmışlar ve bu güzel oda bomboş kalıyor.
(s. 34)
*Bütün evliliklerin yalnızlıktan kurtulmak için yapıldığına inanamıyorum. Daha kutsal nedenleri vardır; yanılmıyorsam, "o Melek" de benim gibi düşünüyor. Evlenmenin nedeni yalnızlıktan kurtulmaksa ne elde edilir? Yalnızlığı yalnızlıkla birleştirmekten bir yuva kurulamaz. Birinin yalnızlığı ötekine yansır, karanlık gecelerde bile. Hele yalnızlığı silah gibi kullanmak daha da kötüdür. (s. 211)

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.


...