onlineodev.com'a Hoş Geldin!

Burası bilgi paylaştıkça büyüyen bir eğitim platformudur. Aklına takılan tüm soruları hiç çekinmeden sorabilir veya hakim olduğun konularda diğer öğrencilere yanıt vererek onlara destek olabilirsin. Hadi, sen de bu güzel dayanışmanın bir parçası ol.

45 kez görüntülendi
Tarih kategorisinde tarafından

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Türk dilinin tasnifi, Türkçenin tarihsel gelişimi, coğrafi yayılımı, ses, şekil ve söz dizimi özellikleri gibi kriterlere göre sınıflandırılması ve alt gruplara ayrılması işlemidir. Türk dilinin tasnifi, Türk dilinin kökeni, yapısı, akrabalığı, etkileşimi ve değişimi gibi konularda bilimsel veriler sağlamak, Türk kültürü ve tarihi hakkında aydınlatıcı bilgiler sunmak, Türk dili ve edebiyatının gelişimini izlemek ve Türk dili birliğini korumak ve geliştirmek gibi amaçlar için önemlidir.

Türk dilinin tasnifine ilişkin olarak, bugüne kadar pek çok araştırmacı tarafından çeşitli tasnif denemeleri yapılmıştır. Bu tasnif denemeleri arasında en çok kabul gören ve en önemli olanları şunlardır:

  • Radloff’un (1893) Kuzey Grubu (Kıpçak), Doğu Grubu (Uygur-Çağatay) ve Batı Grubu (Oğuz) olarak üç ana gruba ayırdığı tasnifi.
  • Samoyloviç’in (1922) Radloff’un tasnifini geliştirerek Kuzey Grubu’nu Batı Kıpçak (Kazan Tatarı, Başkurt, Nogay, Karaçay-Balkar, Kumuk, Kırım Tatarı) ve Doğu Kıpçak (Kazak, Kırgız), Doğu Grubu’nu Uygur (Eski Uygur, Çağatay, Özbek) ve Karluk (Uygurca), Batı Grubu’nu da Oğuz (Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Türkmen) olarak alt gruplara ayırdığı tasnifi.
  • Baskakov’un (1960) Samoyloviç’in tasnifini daha da detaylandırarak Kuzey Grubu’nu Batı Kıpçak (Kazan Tatarı, Başkurt), Orta Kıpçak (Nogay), Güney Kıpçak (Karaçay-Balkar, Kumuk), Doğu Kıpçak (Kazak), Güneydoğu Kıpçak (Kırgız); Doğu Grubu’nu Uygur-Karluk (Eski Uygur, Çağatay-Uygurca), Özbek-Karluk (Özbek); Batı Grubu’nu da Oğuz I (Türkiye Türkçesi), Oğuz II (Azerbaycan Türkçesi), Oğuz III (Türkmen) olarak alt gruplara ayırdığı tasnifi.
  • Tekin’in (1971) seslik ölçütlerine dayanarak Türk dilini Altay Devri, Hun Devri, Eski Türk Devri, Orta Türk Devri, Yeni Türk Devri ve En Yeni Türk Devri olarak altı tarihsel döneme ayırdığı tasnifi.
  • Schönig’in (1997) morfolojik ölçütlerine dayanarak Türk dilini Güneybatı Grubu (Oğuz), Güneydoğu Grubu (Uygur-Karluk), Kuzeybatı Grubu (Kıpçak), Kuzeydoğu Grubu (Sibirya) ve Orta Grubu (Çağatay) olarak beş ana gruba ayırdığı tasnifi.
  • Johanson’un (1998) areal-tiplolojik ölçütlerine dayanarak Türk dilini Güneybatı Kompleksi (Oğuz), Güneydoğu Kompleksi (Uygur-Karluk), Kuzeybatı Kompleksi (Kıpçak), Kuzeydoğu Kompleksi (Sibirya) ve Orta Kompleksi (Çağatay) olarak beş ana komplekse ayırdığı tasnifi.

Bu tasnif denemelerinin her biri, Türk dilinin tasnifine katkıda bulunmuş, ancak hiçbiri tam olarak tatmin edici olmamıştır. Bunun sebebi, Türk dilinin tasnifinde kullanılan kriterlerin yeterli, objektif ve tutarlı olmaması, Türk dilinin tarihsel ve coğrafi gelişimine uygun olmaması, Türk dilinin iç ve dış etkileşimlerini yansıtmaması, Türk dilinin bütünlüğünü ve çeşitliliğini göz önünde bulundurmaması olabilir. Bu nedenle, Türk dilinin tasnifine ilişkin olarak, şu düşüncelerimi belirtmek isterim:

  • Türk dilinin tasnifinde hem tarihsel hem de coğrafi kriterlerin birlikte kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Tarihsel kriterler, Türk dilinin kökeni, yapısı, akrabalığı ve değişimi gibi konularda bilgi verirken, coğrafi kriterler, Türk dilinin yayılımı, etkileşimi ve çeşitlenmesi gibi konularda bilgi vermektedir. Bu nedenle, Türk dilinin tasnifinde hem tarihsel hem de coğrafi kriterlerin birlikte kullanılması, Türk dilinin bütünlüğünü ve çeşitliliğini daha iyi gösterecektir.
  • Türk dilinin tasnifinde hem seslik hem de morfolojik ölçütlerin birlikte kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Seslik ölçütler, Türk dilinin ses sistemi, ses değişmeleri, ses uyumu gibi konularda bilgi verirken, morfolojik ölçütler, Türk dilinin şekil sistemi, eklemeleri, çekimleri gibi konularda bilgi vermektedir. Bu nedenle, Türk dilinin tasnifinde hem seslik hem de morfolojik ölçütlerin birlikte kullanılması, Türk dilinin yapısını ve akrabalığını daha iyi gösterecektir.
  • Türk dilinin tasnifinde hem söz dizimi hem de söz varlığı ölçütlerinin birlikte kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Söz dizimi ölçütleri, Türk dilinin cümle yapısı, cümle türleri, cümle ögeleri gibi konularda bilgi verirken, söz varlığı ölçütleri, Türk dilinin kelime hazinesi, kelime kökenleri, kelime türetme ve birleştirme gibi konularda bilgi vermektedir. Bu nedenle, Türk dilinin tasnifinde hem söz dizimi hem de söz varlığı ölçütlerinin birlikte kullanılması, Türk dilinin işlevini ve etkileşimini daha iyi gösterecektir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.


...