onlineodev.com 'a hoşgeldiz. Lütfen soru sormaktan ve cevap vermekten çekinmeyiniz
68 kez görüntülendi
Türk Dili ve Edebiyatı kategorisinde tarafından
tarafından düzenlendi

Aşağıdaki kutucuklarda “Giriş” ünitesi ile ilgili 8-14. soruların cevapları bulunmaktadır. Buna göre kutucuklarda yer alan harfleri boş bırakılan yerlere yazarak soruları cevaplayınız. (Soruların birden fazla cevabı olabileceğini göz önünde bulundurunuz.)

image

8. Yukarıda harf ile gösterilen kutucuklardan hangisi ya da hangileri edebiyatın yararlandığı bilimlerdir?

(.............................................)

9. Yukarıda harf ile gösterilen kutucuklardan hangisi ya da hangileri dilimizin Batılı anlamdaki ilk sözlüğüdür?

(.............................................)

10. Yukarıda harf ile gösterilen kutucuklardan hangisi ya da hangileri bireylerin iç dünyalarını anlatmayı amaçlayan romancının yararlanacağı bilimlerdir?

(.............................................)

11. Yukarıda harf ile gösterilen kutucuklardan hangisi ya da hangileri Türk dilinin ilk sözlüğüdür?

(.............................................)

12. Yukarıda harf ile gösterilen kutucuklardan hangisi ya da hangileri dilin değişimine veya gelişimine katkı sağlayan unsurlardandır?

(.............................................)

13. Yukarıda harf ile gösterilen kutucuklardan hangisi ya da hangileri psikoloji, psikiyatri, felsefe ve edebiyatı birbirine yaklaştıran ortak unsurlardır?

(.............................................)

14. Yukarıda harf ile gösterilen kutucuklardan hangisi ya da hangileri edebî bir eserde yararlanılabilecek kavramlardır?

(.............................................)

15-19. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.

Dilde sözcük değişimi, bir ağacın yapraklarının dökülüp yenilenmesine benzer. Dil, yaşamdaki doğal gelişme ve değişikliklere uyum gösterir. Eski ve kullanılmayan kavramları yansıtan sözcükler zamanla ölür; yeni buluşları ve gelişmeleri göstermek için de yeni sözcükler türetilir.

Uygarlığın ilk dönemlerinde araba, uçak, radyo, telefon, telsiz, bilgisayar gibi araç ve gereçler yoktu. Bu buluşlar ortaya çıkınca yeni kavramlar ve bu kavramları yansıtan sözcükler oluştu. Buna karşın eskiden çok kullanılan sikke, akçe, okka, dirhem gibi sözcükler artık günümüzde kullanılmamaktadır.

Toplumdaki siyasî ve sosyal değişiklikler de sözcükleri etkilemektedir. Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde; ordu yönetimiyle ilgili olan sekbanbaşı, kolağası, kazasker, bostancı, subaşı gibi sözcükler bugün kullanılmamaktadır. Cumhuriyet Dönemi’nden sonra kurulan yeni ordu yönetiminde bu sözcüklerin yerine albay, binbaşı, yüzbaşı, onbaşı, çavuş gibi yeni sözcükler türetilmiştir.

Uzay çağından sonra insanlık tarihinde yeni bir dönem başlamış ve bütün dünya dillerine binlerce yeni sözcük girmiştir. Uydular aracılığıyla yapılan televizyon yayınları ve diğer iletişim araçları dünyayı küçültmüş, insanlar ve uluslar arasında iletişim artmış, bu hızlı iletişim sonunda dünyadaki bütün diller arasında yoğun bir sözcük alış verişi başlamıştır. Bu nedenle Türkçeye, özellikle Batı dillerinden çok sayıda yabancı sözcük girmiştir. Bu sözcüklerin bir kısmına karşılık bulunmuş, ancak 1982’den sonra dilde özleşme akımı durduğu için karşılık bulunamayan pek çok yabancı sözcük dilimize yerleşmiştir.

15. Okuduğunuz metinden hareketle dilin özellikleri ile ilgili çıkarımlarda bulununuz. Çıkarımlarınızı boş bırakılan yere yazınız.

....................................................................................................................................

16. Okuduğunuz metinde yazar, dildeki kelime değişimini bir ağacın yapraklarının dökülüp yenilenmesine benzetmiştir. Bu ifade biçiminin metnin anlatımına nasıl bir katkı sağladığını aşağıda boş bırakılan yere yazınız.

.......................................................................................................................................

17. Metinde gerçek, yan ve mecaz anlamlı kelime veya kelime gruplarına örnekler bulunuz. Bulduğunuz örnekleri aşağıda boş bırakılan yere yazınız.

......................................................................................................................................

18. “Hiçbir dil durgun, tamamlanmış bir sistem değildir. Dil tamamlanmış bir yapıt değil, sürüp giden bir etkinliktir. Her gün yeni sözcükler eklenir, zamanla bazı değişiklikler gösterir. Canlı bir organizma gibidir dil.”

Kemal ATEŞ

Bu parçadaki düşünceler, Mehmet Hengirmen’e ait metindeki düşünceleri destekliyor mu?

Düşüncelerinizi metinden örnek vererek aşağıda boş bırakılan yere yazınız.

...................................................................................................................................

19. Bir kelimenin ölmesi veya yeni kelime türetilmesi metinde neye bağlanmıştır? Gelişen teknolojiyle dilimizde türetilen yeni kelime var mıdır? Düşüncelerinizi boş bırakılan yere yazınız.

.........................................................................................................................................

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Kutucuklarda yer alan harflerle ilgili sorularınıza cevaplar şu şekildedir:

  1. Edebiyatın yararlandığı bilimler: A (Psikoloji), B (Felsefe)
  2. Dilimizin Batılı anlamdaki ilk sözlüğü: D (Divanü Lügat-it Türk)
  3. Bireylerin iç dünyalarını anlatmayı amaçlayan romancının yararlanacağı bilimler: A (Psikoloji)
  4. Türk dilinin ilk sözlüğü: D (Divanü Lügat-it Türk)
  5. Dilin değişimine veya gelişimine katkı sağlayan unsurlar: H (Toplumsal Değişim), I (Teknoloji ve Sosyal Medya)
  6. Psikoloji, psikiyatri, felsefe ve edebiyatı birbirine yaklaştıran ortak unsurlar: C (Hayal Gücü)
  7. Edebî bir eserde yararlanılabilecek kavramlar: C (Hayal Gücü), E (İçerik), F (Dil), G (Tarih)

Metne göre cevaplarınız ise:

  1. Dilin özellikleri ile ilgili çıkarımlar: Dil, canlı ve dinamik bir yapıya sahiptir. Sürekli değişim ve gelişim içindedir. Yeni buluşlar ve toplumsal değişikliklerle birlikte yeni kelimeler türetilirken, kullanılmayan kavramlar zamanla dilden düşer.

  2. Yazarın kelime değişimini bir ağacın yapraklarının dökülüp yenilenmesine benzetmesi: Bu benzetme, dilin sürekli yenilenen ve canlı bir yapıda olduğunu anlamamızı kolaylaştırır. Doğal bir süreç olarak dilin evrimini görsel ve anlaşılır bir şekilde ifade eder.

  3. Gerçek, yan ve mecaz anlamlı kelime veya kelime grupları: Gerçek anlam - “telefon”, yan anlam - “uçak” (havada uçan bir araç olarak ve geniş anlamda teknolojik gelişmeleri temsil eden bir kelime olarak), mecaz anlam - “dil ölür” (kelimelerin kullanılmaması anlamında).

  4. Kemal Ateş’in düşünceleri, Mehmet Hengirmen’in metindeki düşünceleri destekliyor: Evet, destekliyor. Her iki metin de dilin sürekli gelişen ve değişen bir yapıda olduğunu ve yeni kelimelerin eklenmesiyle zenginleştiğini vurguluyor.

  5. Bir kelimenin ölmesi veya yeni kelime türetilmesi: Metinde bu durum, teknolojik gelişmelere ve toplumsal değişikliklere bağlanmıştır. Evet, gelişen teknolojiyle dilimizde yeni kelimeler türetilmiştir; örneğin “internet”, “sosyal medya”, “uydu” gibi kelimeler bu gelişmelerle dilimize eklenmiştir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.


...