onlineodev.com 'a hoşgeldiz. Lütfen soru sormaktan ve cevap vermekten çekinmeyiniz
58 kez görüntülendi
Türk Dili ve Edebiyatı kategorisinde tarafından

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Oktay Rifat’ın “Bir Şehri Bırakmak” şiiri, Garip akımının özelliklerini yansıtan bir eserdir. Şiirde günlük yaşamdan insan tipleri, sıradan olaylar ve duygusal anlatım ön plana çıkar. Şiirin dil ve anlatımı, Garip akımının sade ve yalın diliyle uyumlu bir şekilde, günlük konuşma diline yakın bir tarzda kurgulanmıştır.

1.   Günlük Yaşam İçerisinden İnsanlar:

o  Şiirde, çalgıcılar, küçük balıkçı çocuğu ve güzel satıcı kız gibi günlük yaşamın içinden sıradan insanlar ele alınmıştır.

2.   Söyleyici ve Hitap Edilen Kişi/kişiler Arasındaki Bağ:

o   Söyleyici, şiirdeki karakterlere veda ederken onlarla kişisel ve duygusal bir bağ kurar. Bu bağ, ayrılık ve hasret duygularını yansıtır.

3.   Söyleyicinin İstekleri:

o  Söyleyici, ağaçtan gölge, pencereden sokak ve deniz, satıcı kızdan çörekler gibi metaforik isteklerde bulunur.

4.  Günlük ve Sıradan Olayların Etkisi:

o   Günlük ve sıradan olayların şiirin dil ve anlatımına etkisi, şiiri daha samimi ve gerçekçi kılar.

5.    Şiirin Teması:

o Şiirin teması, ayrılık ve veda üzerine kuruludur.

6.  Şairin Şiir Anlayışının Yansımaları:

o   Şairin şiir anlayışı, Garip akımının sade ve yalın dili, günlük hayattan alınan imgeler ve sıradan insanların şiire konu edilmesi şeklinde yansır.

7.   Açık ve Örtük İletiler:

o    Açık İleti: Şiirdeki vedalaşma ve ayrılık duygusu.

o   Örtük İleti: Şiirdeki metaforlar ve imgeler aracılığıyla iletilen derin duygusal mesajlar.

8.  Garip Akımı Anlayışının Şiire Yansıması:

o   Garip akımının şiirdeki yansıması, sade dil, günlük hayattan alınan imgeler ve ahenkin vezin ve kafiye dışında da bulunabilmesi şeklinde görülür.

Dil Bilgisi:

1.   Anlam Olayı:

o  “Yaramaz ve çapkın balıkları” ifadesindeki anlam olayı, mecazdır. Balıkların insan gibi davranışları olamayacağı için bu ifade mecaz anlam taşır.

2.  Noktalama İşaretleri:

Metin parçasında uygun noktalama işaretleri şu şekilde yerleştirilebilir:

  • Ne olmuştur? Soranlara, "Hiç," diyordu. "Öyle de battık, böyle de, bari ahbap kazanalım." Öbürleri şüpheleniyorlar, "Bir iş çevirdi ama nasıl anlasak?" diye düşünüyorlardı. Anlaması uzun sürmedi; ertesi gün gelen bir haber kahvelerde çalkalandı, halkı dışarı uğrattı. Maslak ormanından, hem de yatırın etrafından beş at çam kütüğü gelmiş, doğruca İlistir'in hamamına istif edilmişti. İşitenler, "Etme be, gerçek mi?" diye şaşarak fırlıyorlar, bakmaya gidiyorlardı.

Garip akımının Oktay Rifat’ın şiirlerine yansıması, şiirdeki sade dil, günlük hayattan alınan imgeler ve ahenkin vezin ve kafiye dışında da bulunabilmesi şeklinde görülür. Şiir, Garip akımının temel özelliklerini taşıyan bir eser olarak değerlendirilebilir.

Aşağıda Özdemir Asaf ’ın Yalnızlık Paylaşılmaz adlı eserinden bir şiir verilmiştir. Eserin tamamını okuyarak Özdemir Asaf’ın şiir anlayışı ile ilgili çıkarımlarda bulunup bunları sınıfta sözlü olarak paylaşınız. 

Cevap:

Özdemir Asaf’ın “Yalnızlık Paylaşılmaz” adlı eserinden “Su” şiiri, şairin şiir anlayışına dair önemli ipuçları verir. Şiirdeki kısa ve öz ifadeler, Asaf’ın sade ve derin anlamlar içeren bir dil kullanma eğilimini gösterir. Bu şiirde, kirli ellerin temiz gönüllerden daha temiz olduğu paradoksu, şairin ironik ve düşündürücü bir yaklaşım sergilediğini ortaya koyar. Asaf, genellikle günlük konuşma diline yakın bir üslupla, okuyucuyu düşünmeye ve sorgulamaya teşvik eden şiirler yazar.

Şairin eserlerinde sıkça rastlanan bu tür paradoksal ifadeler, onun şiir anlayışının temel taşlarından biridir. Asaf, okuyucunun alışılmış düşünce kalıplarını sarsarak, onları daha derin bir özeleştiri ve iç gözleme davet eder. “Su” şiiri de, görünüşte basit bir dille karmaşık ve derin felsefi soruları gündeme getirir.

Özdemir Asaf’ın şiirlerinde genellikle aşk, sevgi, özlem gibi temalar ön planda olsa da, “Yalnızlık Paylaşılmaz” eseri gibi farklı konularda da eserler vermiştir. Şairin özgün bir dil kullanarak farklı bir biçim anlayışı benimsediği ve taşlama ile ironi unsurlarını şiirlerinde sık sık kullanmadığı bilinmektedir. Bu bilgiler ışığında, Asaf’ın şiir anlayışının, geleneksel kalıpların dışına çıkan, çağdaş ve özgün bir yaklaşım sergilediği söylenebilir.

Sınıfta bu çıkarımları paylaşırken, Özdemir Asaf’ın şiirlerinin, okuyucuya sadece estetik bir zevk sunmakla kalmayıp, aynı zamanda onları düşünmeye ve kendi iç dünyalarıyla yüzleşmeye teşvik ettiğini vurgulayabilirsiniz. Şairin eserlerinin, şiirsel bir derinlik ve zenginlik sunarak, edebiyatın sadece bir anlatı aracı olmadığını, aynı zamanda bir düşünce ve felsefe platformu olduğunu gösterdiğini belirtebilirsiniz. 


Ziya Osman Saba’nın “Çocukluğum” şiiri ile Melih Cevdet Anday’ın “Alaturka” şiirini karşılaştırmak için aşağıdaki özellikleri dikkate alabiliriz:

Tema:

  • Çocukluğum: Geçmişe özlem, kaybedilen masumiyet ve saf duygular.
  • Alaturka: Geleneksel değerlere bağlılık, hasret ve sevda.

Dil ve Anlatım:

  • Çocukluğum: Sade ve içten bir dil, duygusal ve nostaljik bir anlatım.
  • Alaturka: Şiirsel ve müzikal bir dil, geleneksel Türk müziği motifleriyle bezeli bir anlatım.

Kafiye:

  • Çocukluğum: Düz kafiye yapısı, ahenkli ve ritmik.
  • Alaturka: Serbest kafiye kullanımı, geleneksel müzik formuna uygun bir akış.

Ölçü:

  • Çocukluğum: Hece ölçüsüyle yazılmıştır.
  • Alaturka: Serbest ölçü kullanılmıştır.

Nazım Birimi:

  • Çocukluğum: Dörtlüklerden oluşur.
  • Alaturka: Dörtlüklerden oluşur.

Bağlı Bulunduğu Şiir Anlayışı:

  • Çocukluğum: Yedi Meşaleciler topluluğunun sade ve içten anlatımına bağlı bir yaklaşım.
  • Alaturka: Garip akımından ayrılarak felsefi şiir anlayışını benimsemiştir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.


...