onlineodev.com'a Hoş Geldin!

Burası bilgi paylaştıkça büyüyen bir eğitim platformudur. Aklına takılan tüm soruları hiç çekinmeden sorabilir veya hakim olduğun konularda diğer öğrencilere yanıt vererek onlara destek olabilirsin. Hadi, sen de bu güzel dayanışmanın bir parçası ol.

79 kez görüntülendi
Türk Dili ve Edebiyatı kategorisinde tarafından

ÜNİTE DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI

A. Aşağıdaki cümlelerin bildirdiği yargılar doğru ise yay ayraç içine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.

1. ( ) Cumhuriyet Dönemi’nde hikâye yazarları ülkenin geçirdiği siyasi ve toplumsal değişimlerle yakından ilgilenirler.

2. ( ) Millî duyarlılıkları yansıtan hikâyelerde durum hikâyesi özellikleri görülür.

3. ( ) Millî duyarlılıkları yansıtan hikâyelere Kurtuluş Savaşı’nda yaşananlar da kaynaklık etmiştir.

4. ( ) Toplumcu gerçekçi anlayışla yazılan hikâyelerde süslü, ağır bir dil kullanılmıştır.

5. ( ) Bireyin iç dünyasını esas alan hikâyelerde topluma özgü gerçeklik ön plandadır.

B. Aşağıdaki cümlelerde noktalı yerlere uygun kelimeleri yazınız.

1. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nda hikâyelerde kullanılan dil ............................ .

2. Cumhuriyet Dönemi’nde toplumsal sorunları ideolojik bir yaklaşımla işleyen hikâyeler .....

............................ anlayışla yazılan hikâyelerdir.

3. Bireyin iç dünyasını esas alan yazarlar daha çok ..................... tarzı hikâyeler yazmıştır.

4. Bireyin iç dünyasını esas alan yazarlar hikâyelerinde özellikle ............................... ve ............................... bilimlerinden yararlanmışlardır.

C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.

1. Bu dönemde yazarlar eserlerinde Anadolu’nun her yönünün bilinçli bir şekilde işlenmesine özen göstermişlerdir. Anadolu’ya yönelmeyi kendilerine ilke edinmişlerdir. Aynı zamanda köyden kente göç, gecekondu hayatı, tarımda makineleşmenin doğurduğu sonuçlar, toprak kavgaları, ağa-ırgat, işçi-patron çatışmaları da önemli bir yer tutar eserlerde.

Bu parçada hangi edebî dönemden söz edilmektedir?

A) Cumhuriyet Dönemi

B) Millî Edebiyat Dönemi

C) Fecriati Dönemi

D) Servetifünun Dönemi

E) Tanzimat Dönemi

2. Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nın özellikleri arasında yer almaz?

A) Millî Edebiyat’la başlayan halka yönelme, Anadolu’yu tanıma çabası bu dönemin en önemli ilkesidir.

B) Toplumsal sorunlar, gerçekçi anlayışla işlenmiştir.

C) İlk yıllarda hikâye ve romanlarda Kurtuluş Savaşı konu edilmiştir.

D) Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nda Atatürk ilke ve inkılaplarının edebî eserlere yansıdığı açıkça görülmektedir.

E) Dil ve zevkte eski gelenek devam etmiştir.

3. Bu dönem Türk romanı ve öyküsü, Anadolu insanının gerçeklerine, sorunlarına yöneldi. Türk toplumunun geçirdiği siyasal, toplumsal, kültürel değişiklikler, bu değişikliklerin insan üzerindeki etkileri, yabancılaşma, aydınların edilgenliği ve bunalımı, kentleşme olgusunun yarattığı bunalımlar, yurt dışına çalışmaya giden işçiler gibi geniş bir konu yelpazesi ortaya kondu.

Bu metinde özellikleri verilen dönem aşağıdakilerden hangisidir?

A) Cumhuriyet Dönemi

B) Servetifünun Dönemi

C) Fecriati Dönemi

D) Millî Edebiyat Dönemi

E) Tanzimat Dönemi

4. Cumhuriyet Dönemi sanatçılarımızdandır. Toplumcu gerçekçi anlayışla yazdı eserlerini. “Baba Evi” adlı romanı ile üne kavuşmuştur. Yaşadıklarını, gözlemlediklerini son derece yalın bir dille anlattı. Ancak acıları, çaresizlikleri, yoksulluğu anlatırken bile satırlarının arasında daima yaşama sevinci, hiç örselenmeyen bir umut vardı.

Bu metinde tanıtılan sanatçı aşağıdakilerin hangisidir?

A) Sait Faik Abasıyanık

B) Halikarnas Balıkçısı

C) Orhan Kemal

D) Cahit Sıtkı Tarancı

E) Reşat Nuri Güntekin

5. Yüzü, hiç tanımadığı, görmediği cinsten bir saadet içindeydi. Sanki birden tek bir çiçek oluvermişti. Ve bu saadet, bazı akşam saatlerinde görülen aydınlıklara benziyordu. Eşyayı başka şekilde içimize sindiren yaşadığımız “an”ı bir uçurtma, bir türkü gibi havalandıran bir şeydi bu. Sevinç denen şeyin asıl manası bu olmalıydı: Maddesini böyle eriten, yok eden, hiç olmazsa kendi aydınlığında onu inkâr eden bir hâl... Çünkü şu anda genç kadını görenler onda bu parıltıdan başka bir şey seçemezlerdi. Birdenbire ürktü. Bu kadar derin bir şekilde sevinebilmek için bir insanın nasıl bir ıstırap içinde yaşaması gerektiğini düşündü.

Bu metinden aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Dil, göndergesel işlevde kullanılmıştır.

B) İlahi bakış açısıyla yazılmıştır.

C) Bireyin iç dünyasını esas alan bir eserden alınmıştır.

D) Kahramanın psikolojik çözümlemesi yapılmıştır.

E) Mecazlı anlatıma başvurulmuştur.

6. Aşağıdakilerden hangisi Türk edebiyatında bireyin iç dünyasını esas alan hikâye yazarlarından biri değildir?

A) Tezer Özlü

B) Ferit Edgü

C) Füruzan

D) Bilge Karasu

E) Yakup Kadri Karaosmanoğlu

7. (1) Orhan Kemal, romanlarında yaşadığı yöreyi başarılı bir şekilde yansıtmıştır. (2) Baba Evi, Avare Yıllar, Cemile romanları, büyük ölçüde yazarın yaşamından çizgilerle oluşmuştur. (3) Daha çok geçim sıkıntısı çeken yoksul insanların yaşayışına eğilen yazarın “Gurbet Kuşları, Bereketli Topraklar Üzerinde, Murtaza” bu konuyu ele aldığı romanlarıdır. (4) Toplumcu gerçekçi sanat anlayışını eserlerine yansıtan Orhan Kemal, insan-toplum ilişkilerini gerçekçi bir dille yansıtmıştır. (5) Romanlarının yanında öykü kitapları da vardır: Oğlumuz, Yarın Diye Bir Şey Yoktur öykülerinden bazılarıdır.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı söz konusudur?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5

8. Bu çığlıkların acılığıyla kulakları yırtılan bir ihtiyar birkaç lâhavle çekerek başını salladı ve şöyle mırıldanarak cemaate karıştı.

Bu cümlenin öznesi aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

A) bir ihtiyar

B) kulakları

C) Bu çığlıkların acılığıyla kulakları yırtılan bir ihtiyar

D) kulakları yırtılan bir ihtiyar

E) bir lâhavle

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinin yüklemi ad soylu kelimelerden oluşmuştur?

A) Ali, günlerce evin boş odalarında gezindi.

B) Ali, işten çıkmış gibi terli ve pembeydi.

C) Kızarmış ekmek kokan odada semaver ne güzel kaynardı.

D) Anasını kucakladı.

E) Ali be, günah be yavrum, dedi.

10. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi kelime türü bakımından ötekilerden farklıdır?

A) Karşıdan gelen köyün sürüsüydü.

B) Ben, küçük oğlumun çayını gizlice, hiç sevmediği limonla doldurdum.

C) Fakat içim birdenbire ferahladı.

D) Sanki yıllardır aradığım bir arkadaşımı bulmuştum.

E) Sabah erkenden yola çıkmıştık.

11. “-yor” eki ve “y” sesi kendinden önce gelen “a, e” seslerini daraltarak “ı, i, u, ü”ye dönüştürür.

Aşağıdakilerin hangisinde bu açıklamayı örnekleyecek ses olayı olmamıştır?

A) Gelecek konukları heyecanla bekliyorduk.

B) Evde yiyecek hiçbir şey kalmadı.

C) Benimle aynı sırada oturmasını istemiyorum.

D) Yemeği kokmasın diye dolaba koydum.

E) Umudu yeni sevgilerde buluyordu.

12. Gök bilimi ve coğrafya ile ilgili konuların anlatımında, dünya ile öteki gezegen adları, güneş ve ay sözcükleri büyük harfle yazılır.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kuralı örnekleyen bir kullanım vardır?

A) Ay, Dünya’nın etrafındaki dönüşünü bir günde tamamlar.

B) Bu ay, maaşımızı çok geç ödediler.

C) Bu oda, akşama kadar güneş alıyor.

D) Ondan, dünyaları verseler de vazgeçmem.

E) Tanıştırayım, en samimi arkadaşım Yıldız.

Ç. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1. Bireyin iç dünyasını esas alan hikâyelerin özellikleri nelerdir?

2. Toplumcu gerçekçi anlayışla yazılan hikâyelerin özellikleri nelerdir?

3. Millî ve dinî duyarlılıkları yansıtan hikâyelerin özellikleri nelerdir?

4. Aşağıda verilen metindeki noktalama yanlışlarını bulunuz.

Sevgili Zevcem,

Bu hafta 22, 23 Teşrinievvel tarihli iki mektubunu aldım. Üç kızımdan da 22 tarihli birer mektup geldi. Mektuplarınız böyle çok geldikçe ne kadar sevindiğimi bilemezsin. (...) İki haftadır mektupların çok ümitli, çok meserretli! İşte benim de istediğim, ruhunun daima böyle kuvvetli olması idi. Bütün mektuplarımda hep senden bunu istiyordum. İnsana ruhun bu kuvveti nereden gelir? Allah manevî bir güneştir ki nuru, vecd dediğimiz tatlı duygulardır. Göğün güneşi doğunca nasıl gözler nur içinde kalırsa, gönlümüzün güneşi doğunca da kalbimiz vecitlere, meserretlere gark olur. Biz Allah’ı gözümüzle görmeyiz; fakat, kalbimizde duyduğumuz meserretler onun nurudur. Demek ki gözümüz onu görmüyor fakat kalbimiz duyuyor.

Ziya Gökalp


1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

A. Cevaplar

  1. D - Cumhuriyet Dönemi’nde hikâye yazarları ülkenin geçirdiği siyasi ve toplumsal değişimlerle yakından ilgilenirler.
  2. Y - Millî duyarlılıkları yansıtan hikâyelerde durum hikâyesi özellikleri değil, genellikle olay hikâyesi özellikleri görülür.
  3. D - Millî duyarlılıkları yansıtan hikâyelere Kurtuluş Savaşı’nda yaşananlar da kaynaklık etmiştir.
  4. Y - Toplumcu gerçekçi anlayışla yazılan hikâyelerde süslü, ağır bir dil değil, daha sade ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır.
  5. Y - Bireyin iç dünyasını esas alan hikâyelerde topluma özgü gerçeklik değil, bireyin içsel dünyası ön plandadır.

B. Cevaplar

  1. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nda hikâyelerde kullanılan dil sadedir.
  2. Cumhuriyet Dönemi’nde toplumsal sorunları ideolojik bir yaklaşımla işleyen hikâyeler toplumcu gerçekçi anlayışla yazılan hikâyelerdir.
  3. Bireyin iç dünyasını esas alan yazarlar daha çok psikolojik tarzı hikâyeler yazmıştır.
  4. Bireyin iç dünyasını esas alan yazarlar hikâyelerinde özellikle psikoloji ve felsefe bilimlerinden yararlanmışlardır.

C. Cevaplar

  1. A) Cumhuriyet Dönemi - Bu dönem, Anadolu’nun her yönünün bilinçli bir şekilde işlenmesine özen gösterir ve köyden kente göç, gecekondu hayatı gibi konular önemli bir yer tutar.
  2. E) Dil ve zevkte eski gelenek devam etmiştir. - Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nda eski gelenekler yerine daha sade ve modern bir dil kullanılmıştır.
  3. A) Cumhuriyet Dönemi - Türk romanı ve öyküsü bu dönemde, toplumun geçirdiği değişiklikleri ve birey üzerindeki etkilerini geniş bir konu yelpazesiyle işler.
  4. C) Orhan Kemal - “Baba Evi” adlı romanı ile tanınmış olup, toplumcu gerçekçi anlayışla eserler yazmıştır.
  5. B) İlahi bakış açısıyla yazılmıştır. - Metinde bireyin iç dünyası ve psikolojik çözümleme öne çıkarken, ilahi bakış açısı söz konusu değildir.
  6. E) Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Yakup Kadri Karaosmanoğlu, daha çok toplumsal konulara odaklanan bir yazardır ve bireyin iç dünyasını esas alan hikâyeler yazmamıştır.
  7. C) 3 - “Gurbet Kuşları, Bereketli Topraklar Üzerinde, Murtaza” Orhan Kemal’in romanları değil, romanları arasında geçerli değil.
  8. C) Bu çığlıkların acılığıyla kulakları yırtılan bir ihtiyar - Öznesi tüm cümleyi kapsayan ifadedir.
  9. B) Ali, işten çıkmış gibi terli ve pembeydi. - Bu cümlede yüklem "işten çıkmış" ad soylu bir kelimedir.
  10. A) Karşıdan gelen köyün sürüsüydü. - Yüklem bir isimdir (sürüsüydü), diğer yüklemler fiildir.
  11. B) Evde yiyecek hiçbir şey kalmadı. - “-yor” eki ses olayına örnek teşkil etmez.
  12. A) Ay, Dünya’nın etrafındaki dönüşünü bir günde tamamlar. - Bu cümlede “Ay” ve “Dünya” büyük harfle yazılmıştır.

Ç. Cevaplar

  1. Bireyin iç dünyasını esas alan hikâyelerin özellikleri:

    • Psikolojik derinlik.
    • İçsel çatışmalar ve duygusal durumların ön planda olması.
    • Bireysel gözlemler ve duygu durumları.
    • Genellikle iç monolog ve bilinç akışı tekniklerinin kullanılması.
  2. Toplumcu gerçekçi anlayışla yazılan hikâyelerin özellikleri:

    • Toplumsal sorunlar ve sosyal adaletsizlikler üzerinde durulması.
    • Gerçekçi bir dil ve anlatım tarzı.
    • Toplumun çeşitli kesimlerinin ve yaşam koşullarının ele alınması.
    • Sosyal ve ekonomik temalar.
  3. Millî ve dinî duyarlılıkları yansıtan hikâyelerin özellikleri:

    • Millî değerlerin, geleneklerin ve dinî inançların vurgulanması.
    • Kurtuluş Savaşı ve milli mücadele dönemine ait temalar.
    • Anadolu insanının ve köy yaşamının yansıtılması.
    • Millî kültür ve tarihi olayların hikâye içerisine entegre edilmesi.
  4. Noktalama Yanlışları:

  1. “Sevgili Zevcem,” cümlesinde virgül kullanılmalıdır.
  2. “22, 23 Teşrinievvel tarihli” ifadesinde noktalı virgül yerine sadece virgül kullanılmalıdır.
  3. “Üç kızımdan da 22 tarihli birer mektup geldi.” cümlesinde noktalı virgül yerine sadece virgül kullanılmalıdır.
  4. “İki haftadır mektupların çok ümitli, çok meserretli!” ifadesinde ünlem işareti ve noktalı virgül arasına boşluk bırakılmalıdır.
  5. “İşte benim de istediğim, ruhunun daima böyle kuvvetli olması idi.” cümlesinde noktalı virgül yerine sadece virgül kullanılmalıdır.
  6. “İnsana ruhun bu kuvveti nereden gelir?” cümlesinde soru işareti kullanılmalıdır.
  7. “Allah manevî bir güneştir ki nuru, vecd dediğimiz tatlı duygulardır.” ifadesinde noktalı virgül yerine sadece virgül kullanılmalıdır.
  8. “Göğün güneşi doğunca nasıl gözler nur içinde kalırsa, gönlümüzün güneşi doğunca da kalbimiz vecitlere, meserretlere gark olur.” cümlesinde noktalı virgül yerine sadece virgül kullanılmalıdır.
  9. “Biz Allah’ı gözümüzle görmeyiz; fakat, kalbimizde duyduğumuz meserretler onun nurudur.” ifadesinde noktalı virgül yerine sadece virgül kullanılmalıdır.
  10. “Demek ki gözümüz onu görmüyor fakat kalbimiz duyuyor.” cümlesinde noktalı virgül yerine sadece virgül kullanılmalıdır.

Düzgünleştirilmiş metin: “Sevgili Zevcem, Bu hafta 22, 23 Teşrinievvel tarihli iki mektubunu aldım. Üç kızımdan da 22 tarihli birer mektup geldi. Mektuplarınız böyle çok geldikçe ne kadar sevindiğimi bilemezsin. İki haftadır mektupların çok ümitli, çok meserretli! İşte benim de istediğim, ruhunun daima böyle kuvvetli olması idi. Bütün mektuplarımda hep senden bunu istiyordum. İnsana ruhun bu kuvveti nereden gelir? Allah manevî bir güneştir ki nuru, vecd dediğimiz tatlı duygulardır. Göğün güneşi doğunca nasıl gözler nur içinde kalırsa, gönlümüzün güneşi doğunca da kalbimiz vecitlere, meserretlere gark olur. Biz Allah’ı gözümüzle görmeyiz; fakat, kalbimizde duyduğumuz meserretler onun nurudur. Demek ki gözümüz onu görmüyor fakat kalbimiz duyuyor.”

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.


...