onlineodev.com'a Hoş Geldin!

Burası bilgi paylaştıkça büyüyen bir eğitim platformudur. Aklına takılan tüm soruları hiç çekinmeden sorabilir veya hakim olduğun konularda diğer öğrencilere yanıt vererek onlara destek olabilirsin. Hadi, sen de bu güzel dayanışmanın bir parçası ol.

133 kez görüntülendi

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

1. Okuduğunuz şiirde teşbih (benzetme) sanatından yararlanılan dizeleri tespit ediniz. Şairin bu edebî sanattan niçin sık sık yararlandığını açıklayınız.

Şair, Türkçenin güzelliğini ve değerini vurgularken sıklıkla teşbih sanatına başvurur. Örneğin, "Sözler de cevahir kimidir, esli bedelden" dizesinde sözleri değerli taşlara benzeterek Türkçenin kıymetini ortaya koyar. "Ötmez, ohumaz bülbülü salsan qafes içre" dizesinde ise dilin özgürlüğünü kafesteki bir kuşla kıyaslar. Bu şekilde şiir daha akılda kalıcı hale gelir ve okuyucuda daha derin bir izlenim bırakır.

2. “Öz lefzini farsa, erebe qatmasa şair / Ş’erin ohuyanlar, eşidenler kesil olmaz” dizelerinde ortaya konan düşünceyi örnekler vererek açıklayınız.

Düşüncenin Açıklanması “Öz lefzini farsa, erebe qatmasa şair / Ş’erin ohuyanlar, eşidenler kesil olmaz” dizelerinde şair, Türkçe’nin özünü ve saflığını korumadan, başka dillere karışmadan gelişemeyeceğini belirtmektedir. Yani, Türkçe'nin kendi değerleri ve unsurlarıyla var olması gerektiği vurgulanmaktadır. Örneğin, bir sanatçının eserinde kendi kültürünü yansıtmadan yabancı unsurlar eklemesi, o eserin özünü kaybettirebilir. Bu durumda, şairin vurguladığı gibi, Türkçe’nin ve Türk kültürünün içten bir şekilde yaşatılması gerekmektedir.

3. Şairin ana diline bağlılığını ve derin sevgisini yansıtan dizelere örnekler gösteriniz.

Ana Dile Bağlılık Şairin ana diline bağlılığını ve derin sevgisini yansıtan dizeler şunlardır: "Türkün meseli, folkloru dünyada tekdi" ve "Türkçem, benim ses bayrağım." Bu dizelerde, Türkçeye duyduğu sevgi ve bağlılık açıkça ortaya konmaktadır. Şehriyar, Türk dilini ve folklorunu sahiplenirken, dilinin kültürel kimliğini ve halkın değerlerini temsil ettiğini vurgular. Bu nedenle, Türkçe'nin korunması ve geliştirilmesi gerektiğini ifade eder.

4. Şair, Türk dili ve folklorunu niçin dünyadaki diğer örneklerle karşılaştırma ihtiyacı hissetmiştir?

Edebiyatın Yeterliliği Şehriyar’ın Türk dilinin edebiyatta yeterli bir dil olduğunu ve başka dillerden kelimelerin alınmasına gerek olmadığını dile getirdiği dizeler: "Fars şairi çoh sözlerini bizden aparmış" ve "Türkçem, benim ses bayrağım." Bu dizelerde, Türkçe'nin kendi zenginliği ile bağımsız bir dil olduğunu vurguluyor. Bu değerlendirmeye katılıyorum çünkü Türkçe, köklü bir geçmişe ve geniş bir anlatım kapasitesine sahiptir. Yeterli bir dil olarak kendi zenginliğini keşfetmek, onu daha da derinleştirip geliştirmek mümkündür.

5. Şehriyar’ın Türk dilinin edebiyatta yeterli bir dil olduğunu ve başka dillerden kelimelerin alınmasına gerek olmadığını dile getirdiği dizeleri gösteriniz. Şairin bu değerlendirmesine katılıp katılmadığınızı belirtiniz.

Şehriyar’ın Türk dilinin edebiyatta yeterli bir dil olduğunu ve başka dillerden kelimelerin alınmasına gerek olmadığını dile getirdiği dizeler: "Fars şairi çoh sözlerini bizden aparmış" ve "Türkçem, benim ses bayrağım." Bu dizelerde, Türkçe'nin kendi zenginliği ile bağımsız bir dil olduğunu vurguluyor. Bu değerlendirmeye katılıyorum çünkü Türkçe, köklü bir geçmişe ve geniş bir anlatım kapasitesine sahiptir. Yeterli bir dil olarak kendi zenginliğini keşfetmek, onu daha da derinleştirip geliştirmek mümkündür. Ancak aynı zamanda, Sabir gibi Türkçeye önemli katkılarda bulunan Fars şairlere de saygı duyar.

6. Aşağıdaki metni okuyunuz. Metinden ve Türkün Dili adlı şiirden hareketle şair ile şiir arasındaki ilişkiyi değerlendiriniz.

Şair ve Şiir İlişkisi Şehriyar’ın şiirlerinde Türkçeye karşı gösterdiği hassasiyet, “Türkün Dili” şiirinde de belirgin bir şekilde kendini gösterir. Türkçeye olan sevgisi, annesinin isteği üzerine Türkçe şiir yazmaya başlamasıyla daha da derinleşmiştir. Bu bağlamda, iki şiir arasında bir ilişki vardır; ikisi de Türkçenin korunması, yaşatılması ve yüceltilmesi gerektiğini vurgular. Şehriyar, Türk dili ve kültürüne olan bağlılığını eserlerinde sürekli olarak işlemekte ve bu duygu ile eserlerine derinlik katmaktadır.

7. Aşağıdaki şiiri Türkün Dili adlı şiirle tema, konu, ileti, biçimsel özellikler, şiirin bağlı olduğu gelenek ve akım açısından karşılaştırınız. Bu iki şiir arasındaki farklılıkları ve benzerlikleri defterinize yazınız.


İki Şiirin Karşılaştırılması “Türkün Dili” ile “Lisan” şiirini tema, konu, ileti, biçimsel özellikler ve gelenek açısından karşılaştırdığımızda, her iki şiirin de Türk diline olan bağlılık ve saygıyı ön plana çıkardığını görebiliriz.

  • Tema ve Konu: Her iki şiirde de ana tema Türk dilinin önemi ve değeridir. “Türkün Dili”, Türkçe’nin özüne vurgu yaparken, “Lisan” dilin güzelliklerine odaklanmaktadır.

  • İleti: Şehriyar, Türk dilinin edebi bir dil olduğunu ve başka dillerden alınmasına gerek olmadığını ifade ederken, Ziya Gökalp, Türkçe’nin halkın sözlerini içermesi gerektiğini belirtmektedir.

  • Biçimsel Özellikler: Şehriyar’ın dili daha şiirsel ve imgeli bir anlatıma sahiptirken, Gökalp’in dili daha didaktik ve öğreticidir.

  • Gelenek ve Akım: Her iki şair de Türk milliyetçiliği akımından beslenmektedir. Ancak Şehriyar, Türk dili ve edebiyatını daha duygusal bir bakış açısıyla ele alırken, Gökalp, dilin halkın sesi olması gerektiğini vurgulayan bir didaktik yaklaşım sergilemektedir.

Farklılıklar: Şehriyar daha fazla imge ve benzetme kullanırken, Ziya Gökalp daha açık ve net bir anlatım tercih etmektedir. Her iki şiir de Türkçeye duyulan özlemi, bağlılığı ve önemi vurgulasa da, anlatım tarzları ve bakış açıları bakımından farklılık göstermektedir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.


...