onlineodev.com 'a hoşgeldiz. Lütfen soru sormaktan ve cevap vermekten çekinmeyiniz
72 kez görüntülendi
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kategorisinde tarafından

“Bilirsiniz ki savaş ve çarpışma demek, iki ulusun yalnız iki ordunun değil, iki ulusun bütün varlıklarıyla, bütün mallarıyla, bütün maddi ve manevi güçleriyle karşılaşması ve birbirleriyle vuruşması demektir. Bunun için bütün Türk ulusunu, cephedeki ordu kadar düşüncesi ve duygusuyla ve fiilî (eylemli) olarak savaşla ilgilendirmeliydim. Ulus bireyleri, yalnız, düşman karşısında olanlar değil, köyde, evinde, tarlasında bulunan herkes, silahla vuruşan savaşçı gibi kendini görevli bilerek bütün varlığını savaşa verecekti. Bütün maddi ve manevi varlığını yurt savunmasına vermekte ağır davranan ve titizlik göstermeyen uluslar, savaşı ve çarpışmayı gerçekten göze almış ve başarılabileceklerine inanmış sayılamazlar.”

Mustafa Kemal’in savaş kavramına bakış açısı nedir? Açıklayınız.

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Mustafa Kemal’in savaş kavramına bakış açısı, onun savaşı sadece cephede askerlerin çarpışması olarak görmediğini, bunun çok daha geniş bir mücadele olduğunu düşündüğünü gösteriyor. Ona göre savaş, sadece orduların değil, milletlerin bütün gücüyle, varlıklarıyla ve inancıyla katıldığı bir süreçtir. Bir ulusun bağımsızlık mücadelesinde başarılı olabilmesi için sadece silahlı kuvvetlerinin değil, halkın her kesiminin bu mücadelede yer alması gerektiğine inanıyordu. Halkın, tarlasında çalışan bir çiftçisinden, fabrikasında üretim yapan işçisine kadar herkesin savaşın bir parçası olması gerektiğini düşünüyordu. Eğer bir millet, bütün imkanlarını, maddi ve manevi gücünü seferber etmezse, savaşın kazanılmasının mümkün olmadığını söylüyordu.

Mustafa Kemal’e göre savaş ancak kaçınılmaz olduğunda yapılmalıydı, ancak bir kez savaşa girildiğinde tüm milletin kenetlenmesi gerekiyordu. O, bağımsızlık mücadelesinde halkın inancının, moralinin ve fedakarlığının en az silahlar kadar önemli olduğunu savunuyordu. Kurtuluş Savaşı’nda da bu anlayışla hareket ederek halkı örgütlemiş ve cephe gerisindeki insanların da bu mücadelenin bir parçası olmasını sağlamıştır. Ona göre bir savaşın kazanılması için milletin bir bütün halinde, kararlılıkla ve inançla hareket etmesi şarttı. Bu yüzden, savaş sadece askerlerin değil, tüm ulusun omuzlarında yükselen bir mücadeleydi.


Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.


...