onlineodev.com'a Hoş Geldin!

Burası bilgi paylaştıkça büyüyen bir eğitim platformudur. Aklına takılan tüm soruları hiç çekinmeden sorabilir veya hakim olduğun konularda diğer öğrencilere yanıt vererek onlara destek olabilirsin. Hadi, sen de bu güzel dayanışmanın bir parçası ol.

15 kez görüntülendi
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kategorisinde tarafından

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Sömürgeciliğin etkileri bugün en şiddetli şekilde Afrika kıtasında kendisini göstermektedir. 19. yüzyılın sonunda Berlin Konferansı gibi toplantılarda Avrupalı devletlerin Afrika topraklarını harita üzerinde cetvelle bölüşmesi, günümüzdeki pek çok sorunun temel kaynağıdır. Bu yapay sınırlar, birbirine düşman kabileleri aynı devlet çatısı altına sokarken aynı aileden gelen toplulukları birbirinden ayırmıştır. Bu durum bugün bile Afrika ülkelerinde bitmek bilmeyen iç savaşlara ve siyasi istikrarsızlığa yol açmaktadır. Ayrıca bu ülkelerin ekonomileri hala hammadde ihracatına dayalıdır ve bu kaynaklar genellikle eski sömürgeci devletlerin büyük şirketleri tarafından kontrol edilmektedir. Birçok Afrika ülkesinde hala Fransızca veya İngilizce gibi sömürge dillerinin resmi dil olması, kültürel bağımlılığın ne kadar derin olduğunu kanıtlamaktadır.


Güney Asya bölgesi de sömürgeciliğin izlerini çok ağır bir şekilde taşımaktadır. Hindistan, Pakistan ve Bangladeş gibi ülkelerin geçmişteki İngiliz hakimiyeti, bölgenin hem idari yapısını hem de toplumsal huzurunu derinden etkilemiştir. 1947 yılında yaşanan Hindistan'ın bölünmesi süreci, tarihin en büyük göç dalgalarından birine ve hala çözülememiş olan Keşmir sorunu gibi sınır çatışmalarına neden olmuştur. İngilizlerin bölgede kurduğu demiryolu ve eğitim sistemleri başlangıçta sömürge çıkarları için yapılmış olsa da bugün bu ülkelerin temel altyapısını oluştursa bile, kültürel ve dini bölünmeler sömürgeciliğin bıraktığı en acı miraslardan biri olarak varlığını sürdürmektedir.


Latin Amerika'da ise sömürgeciliğin etkileri daha çok ekonomik ve sosyal sınıf farklılıklarında görülmektedir. İspanyol ve Portekiz sömürgeciliği döneminde kurulan toprak düzeni, zenginliğin çok küçük bir azınlığın elinde toplanmasına ve yerli halkın büyük bir yoksulluk içine itilmesine neden olmuştur. Bu bölgelerdeki gümüş, altın ve tarım ürünlerinin yüzyıllarca Avrupa'ya taşınması, bölgenin kendi sanayisini kurmasını geciktirmiştir. Bugün bile Latin Amerika ülkelerinde görülen aşırı gelir adaletsizliği ve yolsuzluk gibi sorunlar, sömürge döneminde yerleşen o baskıcı yönetim anlayışının bir uzantısı olarak kabul edilmektedir. Halkın büyük çoğunluğunun katolik olması ve İspanyolca konuşması, sömürgeciliğin bölgenin çehresini tamamen nasıl değiştirdiğini göstermektedir.


Ortadoğu coğrafyası sömürgeciliğin modern dünyadaki en karmaşık izlerini barındıran yerlerden biridir. Birinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında İngiltere ve Fransa tarafından imzalanan Sykes-Picot gibi gizli antlaşmalarla çizilen sınırlar, bölgeyi istikrarsızlığa sürüklemiştir. Doğal olmayan bu sınırlar, Ortadoğu'nun enerji kaynakları üzerindeki kontrol mücadelesiyle birleşince bölge bitmek bilmeyen dış müdahalelerin ve çatışmaların merkezi haline gelmiştir. Devletlerin kendi iç dinamikleriyle değil, dış güçlerin çıkarları doğrultusunda şekillendirilmiş olması, bugün yaşanan pek çok siyasi krizin ana sebebidir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.


...