Karbon döngüsü, doğadaki karbonun hava, su, toprak ve canlılar arasında sürekli yer değiştirmesidir ve bu döngünün bozulması dünyamız için çok ciddi sorunlar yaratır. Bu döngüdeki en büyük bozulma, bizim kömür veya petrol yakmamız ve ormanları yok etmemiz yüzünden havaya doğanın kendi kendine temizleyebileceğinden çok daha fazla karbondioksit salmamızla başlıyor. Havada biriken bu fazla karbondioksit, dünyayı saran kalın bir battaniye gibi sera etkisi yaratarak küresel ısınmaya ve iklim değişikliğine neden oluyor. İklimler değiştikçe kutuplardaki buzullar hızla eriyor, deniz seviyeleri yükseliyor ve sel, kasırga veya şiddetli kuraklık gibi aşırı hava olayları çok daha sık yaşanmaya başlıyor. Üstelik havadaki bu fazla karbonun önemli bir kısmını okyanuslar emdiği için deniz sularının yapısı değişiyor ve asitlik oranı artıyor. Okyanus asitlenmesi dediğimiz bu durum, mercan resifleri ve kabuklu deniz canlıları başta olmak üzere sudaki yaşamı büyük bir tehlikeye atıyor. Doğanın dengesi sarsıldıkça birçok bitki ve hayvan türünün yaşam alanı yok oluyor ve dünyamızdaki biyoçeşitlilik hızla azalıyor. Doğal döngünün bu şekilde zarar görmesi, hem doğadaki diğer canlıların hem de biz insanların geleceğini doğrudan tehdit eden bir zincirleme bozulmaya yol açıyor.