147 kez görüntülendi
Genel kategorisinde tarafından
<span itemprop="name">Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi</span>

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından
tarafından seçilmiş
 
En İyi Cevap

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, 20 Ekim 1927 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin II. Büyük Kongresi’nde yaptığı Nutuk adlı konuşmasının sonunda Türk gençliğine seslendiği metindir. Bu metin, Nutuk’un “Türk Gençliğine Bıraktığım Emanet” başlıklı bölümünde yer alır ve Atatürk’ün siyasi vasiyeti olarak kabul edilir.

Atatürk, Gençliğe Hitabesinde, Türk milletinin bağımsızlık ve cumhuriyet mücadelesinde karşılaştığı zorlukları ve elde ettiği başarıları anlatır. Ayrıca, Türk gençliğine, Türk istiklalini ve cumhuriyetini ilelebet koruma ve savunma görevi verir. Bu görevin, Türk gençliğinin en kıymetli hazinesi olduğunu vurgular. Atatürk, Türk gençliğini, gelecekte de istiklal ve cumhuriyetine kastedecek iç ve dış düşmanlara karşı uyarır. Bu düşmanlar, çok güçlü ve zeki olabilirler. Hatta Türkiye’nin yöneticileri bile gaflet, dalalet veya hıyanet içinde olabilirler. Ancak Atatürk, Türk gençliğinin bu şartlarda bile vazifesinin ne olduğunu bilmesini ve gereken kudreti damarlarındaki asil kanda bulmasını ister.

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, Türk milletinin tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. Bu hitabe, Türk gençliğine verilen bir emanet, bir öğüt ve bir ilham kaynağıdır. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, Türkiye’de okullarda sık sık okunur ve öğretilir. Ayrıca, bu hitabe, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerini ve ilkelerini yansıtır. Bu değerler ve ilkeler, Atatürk İlkeleri olarak bilinir.

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinin tam metni şöyledir:

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.

Bir gün İstiklâl ve Cumhuriyet’i müdafaa mecburiyetine düşersen vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait çok namüsait olabilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.

Millet fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...