Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması, 30 Kasım 1925 tarihinde çıkarılan 677 sayılı kanunla gerçekleştirilmiştir. Bu kanunla birlikte, bütün tarikatlar ve bunlara bağlı unvanlar, sıfatlar ve giysiler yasaklanmıştır. Ayrıca padişahlara ait ya da bir tarikata çıkar sağlamaya yönelik tüm türbeler de kapatılmıştır.
Bu kanunun çıkmasının nedeni, Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaşlaşma ve laikleşme amacı doğrultusunda toplumda ayrılık unsuru oluşturan bu kurumların kaldırılması gerektiğini düşünmesiydi.
Atatürk bu konuda şöyle demiştir:
“Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler ve müridler memleketi olamaz.”
Ancak bu kanunla birlikte Türk büyüklerine ve âlimlere ait türbelerin kapatılmamasının nedeni ise, bu türbelerin millî kültürümüzün bir parçası olması ve halkın saygısını kazanmış kişilerin anısını yaşatmasıydı. Bu türbelerin kapatılması yerine bakım ve onarımına devam edilmiştir. Örneğin Mevlana Türbesi, Atatürk’ün talimatıyla restore edilmiş ve Mevlana Müzesi olarak hizmete açılmıştır.