Lozan Barış Antlaşması ile ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Savaş tazminatını kim ödedi?
Lozan Barış Antlaşması ile savaş tazminatını ödeyen bir taraf olmamıştır. Lozan’daki görüşmelerde Türk tarafı, Yunanistan’dan savaş tazminatı talep etmiş ancak Yunanistan bunu ödeme gücünün olmadığını ileri sürerek reddetmiştir. Bunun üzerine Türk tarafı, savaş tazminatı karşılığında Karaağaç bölgesinin Türkiye’ye bırakılmasını kabul etmiştir. Lozan Antlaşması’nın 54. maddesi ise savaş tazminatı ile ilgili değil, Osmanlı Devleti’nden kalan borçların geri ödeme takvimi ile ilgilidir . Dolayısıyla iddia edildiği gibi, Lozan Antlaşması ile Yunanistan’ın ödemeyi kabul ettiği savaş tazminatından Türkiye feragat etmemiştir.
Adalar nasıl paylaşıldı?
Lozan Barış Antlaşması ile adaların paylaşımı şöyle gerçekleşmiştir:
-
Midilli, Limni, Sakız, Semadirek, Sisam ve Ahikerya adaları üzerinde Yunan hakimiyeti hususunda Osmanlı Devleti’nin imzalamış olduğu 1913 tarihli Londra Antlaşması ve 1913 tarihli Atina Antlaşması’nın adalar hakkındaki hükümleri ve 13 Şubat 1914 tarihinde Yunanistan’a bildirilen karar, adaların askeri gayelerle kullanılmaması şartıyla aynen kabul edilmiştir.
-
Gökçeada ve Bozcaada ise Türkiye’ye bırakılmıştır. Bu adalar, 14 Şubat 1914 tarihli kararda Osmanlı’ya ait olduğu belirtilmesine rağmen Yunanistan tarafından işgal edilmiş ve Sevr Antlaşması ile Yunanistan’a verilmişti. Lozan’da Türkiye bu adaları geri almıştır.
-
Meis Adası ise İtalya’ya bırakılmıştır. Bu ada da 14 Şubat 1914 tarihli kararda Osmanlı’ya ait olduğu belirtilmesine rağmen İtalya tarafından işgal edilmişti. Lozan’da Türkiye bu ada için mücadele etmiş ancak İtalya’nın direnci karşısında sonuç alamamıştır. Meis Adası daha sonra 1947 yılında Paris Antlaşması ile Yunanistan’a devredilmiştir.
Boğazlar konusu nasıl çözüldü?
Lozan Barış Antlaşması ile Boğazlar konusu şöyle çözülmüştür:
-
Boğazlar, barış zamanında ticaret gemileri ve uçaklarına serbest, savaş zamanında ise Karadeniz’e kıyısı olan devletlerin savaş gemilerine serbest bırakılmıştır.
-
Boğazların her iki yakası askersizleştirilmiş ve geçişleri sağlamak için başkanı Türk olan Uluslararası Boğazlar Komisyonu kurulmuştur.
-
Boğazların güvenliği Milletler Cemiyeti’nin garantisi altına alınmıştır.
-
Bu düzenleme, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne kadar devam etmiştir.
Lozan’da Misak-ı Millî dışında kalan yerler neresidir?
Misak-ı Millî, 28 Ocak 1920 tarihinde Osmanlı Meclis-i Mebusanı tarafından kabul edilen ve Türkiye’nin barış şartlarını belirleyen bir bildiridir. Misak-ı Millî’ye göre, Türk ulusunun yaşadığı topraklar bölünmez bir bütündür ve bu toprakların geleceği halkın iradesine bağlıdır.
Lozan Barış Antlaşması ise 24 Temmuz 1923 tarihinde Türkiye ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ve egemenliğini resmen tanıyan bir antlaşmadır . Lozan Barış Antlaşması ile Misak-ı Millî arasında bazı farklılıklar vardır. Lozan’da Misak-ı Millî dışında kalan yerler şunlardır:
Misak-ı Millî, 28 Ocak 1920 tarihinde Osmanlı Meclis-i Mebusanı tarafından kabul edilen ve Türkiye’nin barış şartlarını belirleyen bir bildiridir. Misak-ı Millî’ye göre, Türk ulusunun yaşadığı topraklar bölünmez bir bütündür ve bu toprakların geleceği halkın iradesine bağlıdır.
Lozan Barış Antlaşması ise 24 Temmuz 1923 tarihinde Türkiye ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ve egemenliğini resmen tanıyan bir antlaşmadır . Lozan Barış Antlaşması ile Misak-ı Millî arasında bazı farklılıklar vardır. Lozan’da Misak-ı Millî dışında kalan yerler şunlardır:
Lozan’da Misak-ı Millî dışında kalan yerler Adalar, Batum, Batı Trakya, Kıbrıs, Hatay ve Musul olarak bilinmektedir. Türkiye daha sonra Hatay’ı ilhak etmiş ve Kıbrıs’ın yarısını almıştır. Diğer yerlerdeki sorunlar günümüzde de devam etmektedir.
Boğazları uluslararası bir komisyonun yönetecek olması hangi egemenlik hakkımızı ihlal etmektedir? Görüşlerinizi söyleyiniz.
Boğazların uluslararası komisyonun yönetimine verilmesinin sebepleri şunlardır:
-
Lozan Barış Antlaşması’nın bir parçası olan 1923 Boğazlar Sözleşmesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmasının ve Mondros Ateşkes Antlaşması’nın sonucudur. Bu antlaşmaya göre, Boğazlar bölgesi İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmiş ve Türkiye’nin askeri varlığına son verilmiştir.
-
Türkiye, Lozan’da Boğazlar üzerinde tam egemenlik ve yetki istemiş ancak İtilaf Devletleri bunu kabul etmemiştir. İtilaf Devletleri, Boğazların uluslararası bir su yolu olduğunu ve barış zamanında her devletin gemilerine açık olması gerektiğini savunmuştur. Ayrıca, Boğazların askersizleştirilmesi ve uluslararası bir komisyonun yönetimine verilmesi, Türkiye’nin Boğazları savaş zamanında kapatmasını veya başka devletlere karşı kullanmasını önlemeyi amaçlamıştır.
-
Türkiye, Lozan’da Boğazlar konusunda istediği sonucu alamamıştır. Bunun sebeplerinden biri, Türkiye’nin o dönemde yeterli askeri ve siyasi güce sahip olmamasıdır. Türkiye, Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkmış ve ekonomik olarak zayıf durumdadır. Ayrıca, Türkiye’nin yanında yer alan revizyonist devletler İtalya ve Almanya ile Batı demokrasileri arasındaki ilişkiler giderek kötüleşmekte ve Türkiye’nin destek bulması zorlaşmaktadır .