Bir bölgede farklı canlıların olması, o bölgenin biyolojik çeşitliliğinin yüksek olduğu anlamına gelir. Biyolojik çeşitlilik, bir bölgedeki bitki ve hayvan türlerinin ve çeşitlerinin sayıca zenginliğidir. Biyolojik çeşitlilik, bir doğal zenginliktir ve üç farklı kavramdan oluşur: genetik çeşitlilik, tür çeşitlilik ve ekosistem çeşitliliği.
-
Genetik çeşitlilik, bir tür içindeki bireylerin sahip olduğu kalıtsal özelliklerin yani bireylerin genetik yapılarının farklılığıdır. Örneğin, insanlar aynı türe ait olmalarına rağmen, farklı saç, göz, cilt renkleri gibi özelliklere sahiptirler.
-
Tür çeşitlilik, bir ekosistem içinde bulunan türlerin çeşitliliğini ve sayısını ifade eder. Bir bölgede doğal olarak yetişen türlerin sayısı fazla ise o bölge tür çeşitliliği bakımından zengin kabul edilir. Örneğin, tropikal yağmur ormanları, dünyadaki tür çeşitliliğinin yaklaşık yarısını barındırır.
-
Ekosistem çeşitliliği, belli bir bölgede yaşayan canlı ve cansız varlıkların çeşitliliğidir. Ekosistemler, canlı ve cansız varlıklardan oluşur ve bir ekosistemin özelliğini, o ekosistemi oluşturan su, sıcaklık, ışık, nem, toprak, hava, rüzgâr, iklim gibi cansız varlıklar belirler. Ekosistemlerin orman, göl, çöl, dağ, sazlık, akarsu, okyanus gibi çeşitleri vardır. Bu çeşitlilik arttıkça, ekosistemde yer alan habitat ve tür çeşitliliği de artar.
Biyolojik çeşitlilik, canlıların yaşamlarını ve nesillerini sürdürebilmek için uygun ortamın hazırlanmasına yardımcı olur ve ekolojik dengenin korunmasında önemli bir rol oynar. Biyolojik çeşitlilik, aynı zamanda insanların beslenme, sağlık, ilaç, giyim, yakıt, sanat, kültür gibi ihtiyaçlarını karşılamada da kaynak oluşturur. Bu nedenle, biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanılması, hem doğal hem de insan hayatı için çok önemlidir.