Tasavvufi düşüncede Züht Dönemi, hicretin ilk iki yüzyılında (M. VII ve VIII) yaşanan ve tasavvuf kavramının kullanılmaya başlanmasına kadar süren bir dönemdir. Bu dönemin özelliklerinden üç tanesi şunlardır:
-
Bu dönemde kişinin iç dünyasındaki derinlik ve zenginlik için genelde zühd, rikâk-rekâik, takvâ, ibadet gibi kelimeler kullanılıyor, böyle kimselere de zâhid, âbid (kulluk eden), nâsik (boyun eğen), kâri’-kurrâ (okuyan, kendini ibadete veren) gibi adlar veriliyordu.
-
Bu dönemde dünya hayatından çok, ahiret için hazırlık yapan kimseler öne çıkıyordu. Tasavvuf da kalp temizliğini, güzel ahlakı ve ruh olgunluğunu esas alarak, dünyadan çok ahirete yönelmeyi, nefsini eğitmiş daha nitelikli mü’minler meydana getirmeyi hedefliyordu.
-
Bu dönemde sahabenin âbid ve zâhidleri, tasavvufun ilk örnekleri olarak kabul ediliyordu. Başta ilk dört halife, aşere-i mübeşşere olmak üzere, Osman İbn Maz’ûn, Musab İbn Umeyr, Ammâr İbn Yâsir, Habbâb, Bilâl, Suhayb, Selmân, Ebû Zer, Mikdâd, Muaz, Ebu’d-Derdâ, Huzeyfe, Abdullah İbn Ömer ve Abdullah İbn Amr, bu dönemin başlıca temsilcileriydi.