Bu sözü anlamak için, Hz. Ali’nin (r.a.) hayatını, kişiliğini ve İslam’ın ilk dönemlerindeki rolünü bilmek gerekir. Hz. Ali (r.a.), Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) amcasının oğlu, damadı ve dördüncü halifesi idi. Aynı zamanda cesur bir savaşçı, ilim sahibi bir alim, adaletli bir yönetici ve üstün bir ahlak örneği idi. Bu sözüyle, Hz. Ali (r.a.), insanların birbirine karşı göstermesi gereken saygı, sevgi ve merhameti vurgulamıştır. İnsanlar, ya aynı dini paylaşarak kardeş olurlar, ya da aynı yaratıcıya sahip olarak eşit olurlar. Bu nedenle, kimse kimseyi ırkı, rengi, cinsiyeti, milliyeti, serveti veya statüsü yüzünden hor göremez, aşağılayamaz veya zulmedemez. Hz. Ali (r.a.), bu sözüyle, İslam’ın evrensel mesajını ve insan haklarına verdiği önemi de ortaya koymuştur. Bu söz, günümüzde de insanlığa yol gösterici bir ilke olarak kabul edilebilir.