Kur’an-ı Kerim’de aklı kullanmakla ilgili ayet bularak aşağıdaki boşluğa yazınız.
Cevap:
Kur’an-ı Kerim’de aklı kullanmakla ilgili birçok ayet vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
-
Bakara Suresi, 44. ayet: Siz, insanlara iyiliği emrederken, kendinizi unutuyor musunuz? Oysa siz kitabı okuyorsunuz. Yine de akıllanmayacak mısınız?
-
Bakara Suresi, 164. ayet: Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara faydalı şeyler taşıyarak denizde akıp giden gemilerde, Allah’ın gökten indirip de kendisiyle ölümünden sonra yeryüzünü dirilttiği ve üzerinde dolaşan her türlü canlıyı yaydığı yağmurda, gökle yer arasında emre hazır bekleyen rüzgarları ve bulutları farklı yönlerde evirip çevirmesinde aklını kullanan bir topluluk için elbette Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren deliller vardır.
-
Bakara Suresi, 269. ayet: Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir.
Bu ayetler, Allah’ın insanlara verdiği akıl nimetini kullanmalarını, kitabı okuyup anlamalarını, yaratılışın delillerini görmelerini ve hikmet sahibi olmalarını istediğini göstermektedir.
Aklı kullanmak ve ilim öğrenmekle ilgili hadis bularak aşağıdaki boşluğa yazınız.
Cevap:
Aklı kullanmak ve ilim öğrenmekle ilgili hadislerden bazıları şunlardır:
-
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler, hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer. Sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli âlim kişinin bağışlanması için Allah’a yakarır. Âlimin âbide (ibadet edene) üstünlüğü, (parlaklık, görünürlük ve güzellik bakımından) ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz âlimler, peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler miras olarak ne altın ne de gümüş bırakmışlardır, onların bıraktıkları yegâne miras ilimdir. Dolayısıyla kim onu alırsa büyük bir pay almış olur."
-
Bir başka hadiste ise şöyle buyurulmuştur:
"İnsan ölünce üç şey dışında ameli kesilir: Sadaka-i câriye (faydası kesintisiz sürüp giden sadaka), kendisinden faydalanılan ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat."
-
Hz. Muhammed (s.a.v.) bir gün mescitte iki gruba rastladı ve bu iki grup hakkında şunları söyledi:
“İkisi de hayır üzeredir ama biri diğerinden daha üstündür. Bir kısmı Allah’a dua ediyor ve O’ndan bir şey istiyor. Allah onlara ister verir, isterse vermez. Diğerleri ise dini anlamaya ve ilim öğrenmeye çalışıyor ve bilmeyene öğretiyor. Bunlar daha üstündür.” Daha sonra, “Şüphe yok ki, ben de bir öğretmen olarak gönderildim.” diyerek ilim öğrenenlerin yanlarına oturmuş ve tercihini ilim peşinde olanlardan yana kullanmıştır.