Arap toplumları ve İsrail’i çatışmaya iten anlaşmazlığın nedenleri çok karmaşık ve tarihseldir. Genel olarak, bu anlaşmazlığın nedenleri şunlardır:
-
Siyonizm ve Arap milliyetçiliği: 19. yüzyıl sonlarında, Yahudilerin tarihi anavatanı olarak gördükleri Filistin topraklarına göç etmeye başlamaları, Arapların kendi ulusal kimliklerini ve haklarını savunma isteğini tetikledi. Bu iki milliyetçi hareket arasında toprak paylaşımı konusunda uzlaşma sağlanamadı.
-
1948 Arap-İsrail Savaşı ve Filistin meselesi: İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Birleşmiş Milletler Filistin’i Yahudi ve Arap devletleri olarak ikiye bölen bir plan önerdi. Ancak Araplar bu planı reddetti ve 1948’de İsrail’in bağımsızlığını ilan etmesi üzerine savaş başladı. Bu savaşta İsrail zafer kazandı ve Filistinli Arapların büyük bir kısmı evlerinden sürüldü veya kaçtı. Bu durum Filistin mülteci sorununu doğurdu ve Arap-İsrail anlaşmazlığının merkezine yerleştirdi.
-
Süper güçlerin rolü: Soğuk Savaş döneminde, Arap-İsrail savaşları ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki rekabetin bir parçası haline geldi. Sovyetler Birliği Arap ülkelerine silah ve destek sağlarken, ABD İsrail’e yakınlaştı ve ona askeri yardım yaptı. Bu durum bölgedeki gerilimi artırdı ve barış çabalarını zorlaştırdı.
-
1967 Altı Gün Savaşı ve işgal altındaki topraklar: 1967’de İsrail, Mısır, Suriye ve Ürdün’e karşı önleyici bir saldırı başlattı ve sadece altı günde Gazze Şeridi, Batı Şeria, Doğu Kudüs, Sina Yarımadası ve Golan Tepeleri’ni ele geçirdi. Bu toprakların işgali uluslararası hukuka aykırı olarak kabul edildi ve bölgedeki Arap halklarının hak ihlallerine maruz kalmasına yol açtı. Ayrıca bu topraklar üzerindeki egemenlik iddiaları da Arap-İsrail anlaşmazlığının çözümünü engelledi.