II. Dünya Savaşı sürecinde Türkiye, savaşa girmemek için denge politikası izlemiştir. Bu politikanın özellikleri şunlardır:
-
Müttefikler ve Mihver Devletleri ile ilişkileri sürdürmek: Türkiye, savaşın başlamasından önce İngiltere ve Fransa ile bir ittifak antlaşması imzalamıştı. Ancak savaş ilerledikçe Almanya ve İtalya gibi Mihver Devletleri ile de dostluk paktı ve ticari anlaşmalar yapmıştı. Ayrıca Sovyetler Birliği ile de saldırmazlık anlaşması imzalamıştı. Böylece Türkiye, her iki tarafın da baskısından ve saldırısından korunmaya çalışmıştı.
-
Savaşa girmeyecek gerekçeler bulmak: Türkiye, savaşa girmemek için çeşitli gerekçeler ileri sürmüştü. Örneğin, ordusunun yetersiz donanımlı olduğunu, Sovyetler Birliği’ne olan güvensizliğini, Balkanlarda yeni bir cephe açılmasının istikrarsızlığa yol açacağını, savaşın halkın ekonomik ve sosyal durumunu olumsuz etkileyeceğini belirtmişti. Bu gerekçelerle Müttefikler’in ve Mihver Devletleri’nin taleplerini reddetmişti.
-
Savaşın sonuna doğru taraf değiştirmek: Türkiye, savaşın sonuna doğru Müttefikler’in lehine dönen durumu göz önünde bulundurarak taraf değiştirmeye karar vermişti. 23 Şubat 1945’te Almanya’ya ve Japonya’ya savaş ilan etmişti. Ancak bu ilan fiili bir savaşı gerektirmiyordu ve Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’e üye olmasını sağlamak için yapılmıştı.