Türkiye’de çok partili hayata geçilmeye ihtiyaç duyulmasının hem iç hem de dış nedenleri vardır.
İç nedenler arasında şunlar sayılabilir:
-
Savaş koşullarının yarattığı ekonomik ve sosyal sıkıntılar, halkın tek parti yönetiminden memnuniyetsizliğini artırmıştır.
-
Cumhuriyetin ilk yıllarında rejime karşı çıkan irtica ve isyan hareketleri, tek parti yönetiminin güvenliğini tehdit etmiştir.
-
Atatürk’ün ölümü sonrası yeni liderlerin farklı siyasi görüşlere sahip olması, tek parti içinde çatlaklar oluşmasına yol açmıştır.
Dış nedenler arasında ise şunlar sayılabilir:
-
İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa’da demokrasi ve özgürlük kavramlarının ön plana çıkması, Türkiye’nin de bu yönde reform yapmasını gerekli kılmıştır.
-
Türkiye’nin Birleşmiş Milletlere üye olması ve Sovyet tehdidi karşısında Batı ile yakınlaşmak istemesi, Türkiye’nin Batı demokrasisine uyum sağlamasını zorunlu hale getirmiştir.
-
ABD’nin Soğuk Savaş döneminde Sovyet rejimine karşı “hür dünya” sloganıyla demokratik ülkeleri desteklemesi, Türkiye’nin de çok partili hayata geçişini teşvik etmiştir.
Bu nedenlerle Türkiye’de çok partili hayata geçilmeye ihtiyaç duyulmuş ve 1946 yılında Demokrat Parti kurularak çok partili hayat başlamıştır.