İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünce sistemine çağdaş, dinamik ve yenilikçi bir özellik kazandırmıştır. Bu ilke sayesinde Atatürkçü düşünce sistemi, bilime önem veren, akıl ve mantığa dayanan, modern ve çağdaş bir dünya algısı oluşturmaya yönelik bir düşünce sistemi haline gelmiştir. İnkılapçılık ilkesi, aynı zamanda Türkiye’nin eğitimden, kültüre, sosyal hayattan siyasi hayata kadar her alanda çağdaşlaşmasını sağlayan devrimlerin yapılmasını mümkün kılmıştır. İnkılapçılık ilkesi, Türkiye’nin çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma hedefine ulaşmak için hem geçerliliğini sürdüren inkılapları koruyup geliştirmeyi hem de yeni gereksinimler karşısında yeni inkılaplara gidilmesini öngörmektedir. İnkılapçılık ilkesi, ayrıca Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik ve Halkçılık ilkeleri ile de yakından ilişkilidir. Çünkü Cumhuriyetçilik demokratik bir yönetim şekli olarak inkılapçılığı desteklerken, Milliyetçilik ve Halkçılık da millet olma ve demokratik bir idareye kavuşma gayretleri olarak inkılapçılığı beslemektedir.