Nüfus, Osmanlı Devleti gibi büyük bir imparatorluk için hep önemli bir konu olmuştur. Osmanlı Devleti’nin Klasik Dönemi’nde nüfus, imparatorluğun ileri gelenleri tarafından önemli bir vergi ve asker kaynağı olarak görülmüştür. Osmanlı Devleti yine Klasik Dönemi’nde fethetmiş olduğu bölgeleri geliştirip bayındır duruma getirmiştir. Bu sayede yeni topraklar, nüfusu arttırmak için devlet tarafından kullanılabilmiştir.
19. yüzyılın Osmanlı Devleti’nde ise sadece nüfus ile ilgili hizmetler için ayrı daireler ve teşkilatlar oluşturulmaya başlanmıştır. Bu teşkilatlar nüfus sayımı gibi görevleri üstlenmişlerdir. Osmanlı Devleti, bu yeni sistemleri kullanmak konusunda dönemin Avrupa devletlerinin nüfus teorilerinden ve bürokratik devlet yapılarından etkilenmiştir. Osmanlı Devletinin ileri gelenleri, sağlanacak bu olası nüfus artışı sayesinde imparatorluğun ordusunun sayısının arttırılarak güçlendirilebileceğini savunmuşlardır. Yine nüfusun artması sayesinde imparatorluğun tarım, sanayi ve ticaret açısından gelişeceği açıkça vurgulanmıştır. Çünkü Osmanlı Devleti’ne göre nüfusun fazla olması ülke içindeki üretimi arttıracağı için hem vergi mükelleflerinin artması hem de dışarı satım ülke hazinesine fazladan gelir olarak geri dönecekti. Osmanlı Devletinin, nüfusu arttırmak istemesinin 19. yüzyıldaki en temel sebepleri bunlar olmuştur.
Bu dönemde Osmanlı Devleti, nüfusun artabilmesi için en doğal kaynağı evlilik olarak görmüştür. Bu sebeple de Osmanlı Devleti evliliklerin olmasını engelleyen birtakım zorlukların ve masrafların kaldırılması veya hafifletilmesi taşra idaresi ve nüfus ile ilgili teşkilatlara başvurmuştur. Bu teşkilatlar da müfettişlerini kullanarak ebeveynleri veya potansiyel ebeveyn olan evli çiftleri çocuk yapmak konusunda ikna etmeye çalışmışlardır.