Birinci Dünya Savaşı devam ederken İtilaf Devletleri tarafından yedi tane gizli antlaşma yapılmıştır. Bu antlaşmalardan çoğu Osmanlı Devleti’nin topraklarının dağılması ile ilgilidir. Gizli antlaşmalar nelerdir?
- İstanbul (Boğazlar) Antlaşması (18 Mart-10 Nisan 1915)
- Londra Antlaşması (26 Nisan 1915)
- Mac Mahon Antlaşması (10 Mart 1916)
- Petrograd Protokolü (16 Mart 1916)
- Skyes-Picot Antlaşması (26 Nisan 1916)
- Saint Jean de Maurienne Antlaşması (17 Nisan 1917)
- Balfour Deklarasyonu (2 Kasım 1917)
İstanbul (Boğazlar) Antlaşması
Bu antlaşmaya göre İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Çarlık Rusya egemenliğine girecekti. Çarlık Rusya savaşın bu döneminde kendi iç sorunları ile ilgilenmekten savaş ile ilgilenmekte problemler yaşamıştır. Fransa’nın 1915 senesinde Çanakkale’ye saldırması üzerine Rusya kendi payına düşen yerler için endişelenmiştir. Eğer cepheyi Fransa kazanırsa boğazaların Fransa tarafından alınma tehlikesi doğmuştur. Bunun üzerine Çarlık Rusya ile Fransa bu konu üzerine tartışmak üzere görüşmeler düzenlemiştir. Ancak Çanakkale Cephesi’nde Osmanlı Devleti galip gelmiştir ve bu cephenin kazanılması Türk ordusu için önemli bir yer kapsamaktaydı. Çünkü, eğer İtilaf Devletleri, eğer Çanakkale Cephesi’ni geçselerdi oradan İstanbul Boğazı’na geçeceklerdi ve böylece Osmanlı Devleti’nin başkenti olan İstanbul, fethedilme tehlikesi yaşayacaktı. Böylece Osmanlı Devleti resmi olarak İtilaf Devletleri’nin eline geçecekti ve resmen sona erecekti.
Londra Antlaşması
Bu antlaşmaya göre İtalya; Muğla, Antalya ve Konya bölgesini alacaktır. İtalya’nın Birinci Dünya Savaşı’nda taraf değiştirmesinin sebebi bu toprakların vaat edilmesidir. İtalya kendisine verilen toprakları kabul ettikten sonra İttifak Bloğu’ndan, İtilaf Bloğu’na geçmiştir. Savaşın ilerleyen dönemlerinde İngiltere’nin İtalya’ya vaat edilen toprakların Yunanistana verilmesi ile İtalya Türklere yardım etmiştir. İtilaf devletlerinden gelecek saldırıları Türklere haber vermekle kalmayıp, resmiyette fethedilen bölgedeki halka iyi davranmışlardır. Ayrıca Türklere silah yardımında da bulunmuşlardır. İtalya’nın bu hareketi onun tarihe savaşta taraf değiştiren olarak yazılmasına neden olmuştur. Bu antlaşma İtalya, Fransa, Rusya ve İngiltere arasında imzalanmıştır.
Mac Mahon Antlaşması
Mekke Emiri Şerif Hüseyin ile İngiltere vali Mac Mahon arasında imzalanmıştır. Bu antlaşmaya göre Araplar, İngiltere’ye destek vereceklerdir. Bunun sonucu olarak İngiltere, Araplara Hicaz merkezli bir Suudi Arabistan Krallığı’nın kurulmasına izin verecekti. Yani İngiltere, Araplara ülke kurma vaadi ile kandırmış ve kendisine destek vermelerini sağlamıştır. İngiltere’nin Arapları kendisine destek vermesi için yaptığı antlaşma sonucu Osmanlı Devleti iç karışıklıkları ile uğraşmıştır. Bu nedenle zor duruma düşmüştür. Çünkü Osmanlı Devleti çok uluslu bir yapıdır. Yine o dönemlerde Franız İhtilali sebebiyle ortaya çıkan, tek ulusçuluk yapısı da Arapları kışkırtmıştır.
Petrograd Protokolü
İtalya’ya verilen yerlerden dolayı kıskançlık gösteren Rusya, kendi payına başka yerler de istemiştir. Bunun üzerine yapılan bu antlaşma ile Rusya’ya Doğu Anadolu Bölgesi verilmiştir. Bu antlaşma ise İngiltere, Fransa ve Rusya arasında yapılmıştır.
Skyes-Picot Antlaşması
Birinci Dünya Savaşı sırasında Kut-ül Amare Kuşatması’nın ardından 16 Mayıs 1916 tarihinde Britanya ve Fransa arasında yapılan aynı sene içerisinde de Rusya’nın onaylaması ile birlikte Orta Doğu toprakları paylaştırılmıştır. Orta Doğu’nun petrol bakımından zengin olması İngiltere’yi ve Fransa’yı çekmiştir. Bazı yerler sömürge haline gelmiştir. Wilson İlkeleri sömürge yapmayı da yasaklayınca başka bir isim altında İngiltere sömürgecilik yapmaya devam etmiştir. Bu isme Manda ve himayecilik denilmektedir. Fransa ve İngiltere arasında yapılan bir antlaşmadır.
Saint Jean de Maurienne Antlaşması
İtalya’nın savaşa devam etmek için yer istediği bir antlaşmadır. Açıkcası İtalya, diğer İtilaf Devletleri’ne şart koşmuştur. Bu antlaşmaya göre İzmir ve çevresi İtalya’ya verilecektir. Yine bu toprakların da Yunanistan’a verilme kararı çıktıktan sonra İtalya, tarafını resmi olarak olmasa da fethettiği bölgelerdeki insanlara davranma şekilleri bakımından taraf değiştirmiştir. Türklere hem siyasi hem de manevi açıdan yardım etmişlerdir. Bu, İtalya için bit çeşit intikam planıydı. Kendisine vaat edilmiş toprakların başka bir devlete verilmesinin intikamıdır.
Bolfour Deklerasyonu
Balfour Deklerasyonu, Britanya Krallığı’nda dışişleri bakanı olan Arthur Balfour’un öncülüğünde Filistin’de bir İsrail devletinin kurulmasını amaçlayan girişimdir.