Tarihini öğrenmek için millî bilinci ve düşünceyi oluşturarak geçmişte bir arada yaşamış ve gelecekte de bir arada yaşamak isteyen toplumun, birlik ve beraberlik içinde olmasını sağlayarak toplumdaki manevi değerlerin gelişmesinde önemli rol oynar. Bu konuda birbirinin devamı olarak görülen Türk devletlerinin ilki olan Büyük Hun Devleti, dağınık halde bulunan Türkleri bir bayrak altında toplayarak birleştirici rolünü kendisinden sonraki tüm Türk devletlerine de aktarmıştır.
Tarihte dikkat çeken bir başka ayrıntı ise; bir Türk devletinin yıkılmasının ardından hemen yeni bir Türk devletinin kurulmasıdır. Türkler Hunlardan itibaren teşkilatçı bir millet olup, halkı ile bütünleşmiş bir yapı göstermektedir.
Hunlardan itibaren ordu-millet özelliğini de tüm Türk devletlerinde görmek mümkündür. Bunun son örneği ise Millî Mücadele yıllarımızdır.
Sosyal devlet anlayışı da Hunlardan itibaren tüm Türk devletlerinde gördüğümüz önemli bir özellik olup, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bu özelliği anayasasında değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez maddeler arasında yer alır.