Konar-göçerler, hayvancılıkla uğraşan ve mevsimlere göre yer değiştiren toplumlardır. Yerleşik toplumlar ise tarım ve ticaretle uğraşan ve şehirler kuran toplumlardır. Bu iki toplum arasında farklı yaşam biçimleri, kültürleri, değerleri ve çıkarları nedeniyle çeşitli ilişkiler gelişmiştir.
Konar-göçerler ile yerleşik toplumların karşılıklı ilişkileri hakkında şunları söyleyebiliriz:
-
Konar-göçerler ile yerleşik toplumlar sürekli çatışma içinde olmuş, iyi ilişkiler kuramamışlardır. Konar-göçerler yerleşik toplumları “tutsak”, yerleşikler de göçerleri “hırsız” olarak görmüşlerdir.
-
Konar-göçerler, yerleşik toplumlardan gerekli ihtiyaçlarını bazen zorla bazen de komşuluk ilişkileri neticesinde karşılamışlardır. Genel olarak uzaktaki yerleşik kesimlere saldırmış, yakınlarındaki yerleşik hayatta yaşayan toplumları gözetmişlerdir.
-
Yerleşik toplumlar, konar-göçerlere karşı sürekli tedirgin bir hayat yaşamışlardır. Konar-göçerlerin yağma, talan, vergi kaçırma gibi eylemleri yerleşik toplumların ekonomik ve siyasi istikrarını bozmuştur.
-
Konar-göçerler ile yerleşik toplumlar arasında bir geçiş süreci de ortaya çıkmıştır. Bazı konar-göçerler zamanla yerleşik hayata geçmiş, bazı yerleşikler de konar-göçer hayatına başlamıştır. Bu geçiş süreci kültürel etkileşimi de artırmıştır.