Osmanlı Devleti topraklarını genişletme politikasını benimsemiş ve bu amaç doğrultusunda hareket etmiş bir devlettir. Bu amacını oldukça başarılı bir şekilde yerine getiren Osmanlı Devleti çok geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Bu kadar geniş coğrafyada yer alan bir devlet ise bünyesinde birçok ulus ve milletten topluluklar barındırmıştır ve bu topluluklara hükmetmiştir. Bu topluluklardan birisi Ermenilerdir. Ermeniler Osmanlı’nın Doğu’ya karşı elde ettiği egemenlikten sonra uzun yıllar boyunca Osmanlı egemenliği altında yaşamış bir toplumdur.
Günümüzde Türkler ve Ermeniler iyi anlaşamayan iki toplum olarak bilinseler de Osmanlı döneminde durum bunun tam tersidir denilebilir. Bu iki toplum yüzyıllar boyunca uyum içerisinde yaşamışlardır. Hatta Osmanlı Devleti Ermenilere bu iyi ilişkilerin sembolü olarak sadık millet lakabını atfetmiştir. Bir diğer toplum ise Rumlar olmuştur. Türk toprakları içerisinde yaşamış en kalabalık toplumlardan birisi Rumlar olmuştur. Trabzon Rum İmparatorluğu gibi yerlerin fethinin ardından Rumlar da Osmanlı egemenliği altına girmiştir. Günümüzde dahi hala Rumlar topraklarımızda yaşamaya devam etmektedir.
Bir diğer toplum ise Balkanlılar olmuştur. Balkanları tamamıyla fetheden Osmanlı bu bölgelerde yaşayan ulusları da kendi himayesi altına toplamıştır. Bu uluslardan bazıları ise Boşnaklar, Sırplar ve Romenler olmuştur. Bir başka toplumu ise Macaristan’ın fethinin ardından Macarlar oluşturmuştur. Bir başka topluluğu ise Araplar oluşturmuştur. Kanuni Sultan Süleyman gibi Arap yarım adasını fethetmeyi hedefleyen padişahlar neticesinde Irak, Cezayir, Mısır, Suriye gibi devletler Osmanlı egemenliği altına girmiştir. Bu ulusların yanı sıra Osmanlı Devleti himayesi altında Lazları, Çerkezleri, Tatarları ve Yahudileri de bulundurmuştur.