Bu dönemde Anadolu’da Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî, Hacı Bektâş-ı Velî, Yunus Emre gibi tasavvuf erbabı ve onların kurduğu tekke ve zaviyeler önemli bir rol oynamıştır. Bu dinî hareketlerin siyasi ve sosyal yapıya etkileri şöyle sıralanabilir:
-
Anadolu’nun İslamlaşmasını ve Türkleşmesini sağlamışlardır. Müslüman olmayanlar Batı’ya yani Bizans’a göç etmişlerdir.
-
Siyasi otoritenin zayıfladığı dönemde halk manevi otoritelere sığınmıştır. Bölgelerinde sosyal huzuru sağlamışlardır.
-
Bölgelerinde oluşturdukları dinî ve millî heyecanla Bizans’a karşı gaza ve cihat mücadelesinde etkili olmuşlardır. Yeni fetihlerle ganimetlerini artırmışlardır.
-
İnsanlara yeni ufuklar açmışlardır. Anadolu halkı arasında birlik ve beraberliği sağlamışlardır.
-
Siyasi anlamda devlet yöneticilerine telkin ve öğütlerde bulunmuşlardır. Merkezî otoritenin tesisine yardımcı olmuşlardır.
-
Tekke ve zaviyeler sayesinde eğitimli insanlar yetiştirilmiştir. Dini, edebi, felsefi ve bilimsel eserler üretmişlerdir.
-
Dini hareketlerin kurduğu tekke vakıfları kimsesizlerin, yoksulların, muhtaçların ve fakirlerin ihtiyaçlarını sağlayarak toplumsal fayda sağlamışlardır. Sosyal bir devlet anlayışı benimsemişlerdir.
-
Mesleki hüviyete sahip bir tasavvuf zümresi olan Ahilik teşkilatı ise ticaret alanında büyük faydalar sağlamıştır. Ticaret ahlakını, meslek disiplinini ve dayanışmayı geliştirmişlerdir.