Hikmet Bilgelik, yerindelik, isabet etmek ve uygunluk anlamlarına gelen hikmet temel değerlerden biridir. İnsanın Allah’ı (c.c.) gereği gibi bilmesi ve kişiyi cahilce davranışlar yapmaktan alıkoyması sebebiyle bilgelik olarak da anlamlandırılmıştır. Hikmet kavramının, fıkıh, adalet ve ilim kavramlarıyla yakından ilgisi vardır. Hikmet, derin anlayış sahibi olma, dinin inceliklerini bilme anlamı bakımından fıkıh kavramıyla alakalıdır. Her şeyi yerli yerine koyma anlamı yönünden adalet kavramıyla, bilmek manası açısından da ilim kavramıyla ilişkilidir. Yüce Allah bir ayette; “O, ümmilere, içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir...” buyurarak Hz. Peygamberin vazifelerinden birinin de hikmeti öğretmek olduğunu bildirmiştir. İslam âlimlerine göre hikmet Kur’an-ı Kerim’i ve sünneti doğru anlama kabiliyeti olarak da anlaşılmıştır. Kur’an-ı Kerim’de nübüvvet ve peygamberlik anlamlarına gelen hikmet; gerçeği açıklayan, şüpheyi gideren kesin delil, kanıt yerine de kullanılmaktadır. Örneğin bir ayette Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “(Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır...”