Ehl-i sünnet, Hz. Peygamber ve sahabenin dinin temel konularında takip ettikleri yolu benimseyenler anlamına gelir. Bu terim genellikle “sünnilik” olarak bilinir ve Müslüman toplumunun büyük bir kısmını (%90) temsil eder. Ehl-i sünnet, sünnete bağlı olduğu ve cemaat ruhundan ayrılmadığı için “Ehl-i Sünnet ve’l-cemâat” adıyla da anılır.
Ehl-i sünnet itikadında olmanın alametleri şunlardır:
-
İmânın altı şartına inanmalıdır.
-
Kuran-ı Kerîm’in, Allah Teâlâ’nın kelâmı olduğuna inanmalıdır.
-
Mümin, kendi imanından hiç şüphe etmemelidir.
-
Peygamberimize (asm) îmân edip, hayatta iken Onu görmekle şereflenen ashâb-ı kirâmın hepsini çok sevmelidir.
-
Allah Teâlâ’nın emir ve yasaklarına inanıp, tembellikle yapmayan müminleri kâfir bilmemelidir.
-
Ehl-i kıble olduklarını söyleyen, Allah Teâlâ’ya ve Peygamberi Muhammed aleyhissalatü vesselama inandım dediği halde, yanlış itikatta olanları tekfir etmemeli, kâfir olduklarını söylememelidir.
-
Peygamberimizin (asm) Mirac’ının, hem rûh ve hem de beden ile olduğuna inanmalıdır.
-
Cennette müminlerin Allah Teâlâ’yı göreceklerine inanmalıdır.
-
Kıyamet gününde, peygamberler ve sâlih kulların şefâat edeceklerine inanmalıdır.
-
Kabirde nimet ve azabın, rûh ve bedenle olacağına ve kabirdeki ruhların, diri kimselerin yaptıklarını ve söylediklerini işitebileceğine inanmalıdır.
-
Evliyaların kerameti hak olduğuna inanmalıdır.
-
Kuran-ı Kerîm okumanın, sadaka vermenin ve hatta bütün ibadetlerimizin sevaplarını, ölenlerin ruhlarına göndermenin, onlara fayda vereceğine, azaplarının hafifletileceğine veya kaldırılmasına sebep olacağına inanmalıdır.