228 kez görüntülendi
Genel kategorisinde ♦ tarafından
♦ tarafından düzenlendi
<span itemprop="name">Simyacı kitap özeti nedir?</span>

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
♦ tarafından
♦ tarafından seçilmiş
 
En İyi Cevap

Simyacı, Paulo Coelho’nun yazdığı ve 1988 yılında yayınlanan bir romandır. Roman, İspanya’dan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago’nun masalsı yaşamının öyküsünü anlatmaktadır. Romanın özeti şöyle:

Santiago, papaz olmak için babasının gönderdiği okula gider, ancak burada mutlu olamaz ve babasına dünyayı gezmek istediğini söyler. Babası ona bir miktar altın vererek bir sürü koyun almasını ve çobanlık yapmasını ister. Santiago, koyunlarıyla birlikte farklı yerleri dolaşırken, kitap okumayı ve yıldızları izlemeyi sever. Bir gün, aynı rüyayı iki kez görür. Rüyasında, Mısır piramitlerinin yanında bir hazine olduğunu söyleyen bir çocukla konuşur.

Santiago, rüyasını yorumlatmak için bir çingene kadına gider. Kadın ona rüyasının gerçek olduğunu ve hazineyi bulmak için Mısır’a gitmesi gerektiğini söyler. Ayrıca, ona hazineyi bulursa kendisine yüzde onunu vermesini ister. Santiago, kadına inanmaz ve oradan ayrılır. Bir bankta otururken, Melkizedek adında yaşlı bir adamla tanışır. Adam, kendisinin Salem Kralı olduğunu ve Santiago’nun kişisel menkıbesini aradığını söyler. Kişisel menkibe, insanın hayatta yapmak istediği şeydir. Adam, Santiago’ya Urim ve Tummim adında iki taş verir. Bu taşlar evet ve hayır anlamına gelir ve Santiago’ya yol göstereceklerdir.

Santiago, adamın sözlerinden etkilenir ve Mısır’a gitmeye karar verir. Bütün koyunlarını satarak bir gemi bileti alır. Ancak, Tanger’de dolandırılır ve parasını kaybeder. Sokaklarda yaşamaya başlar. Bir gün, bir billuriye dükkanına girer ve su ister. Dükkan sahibi ona su verir ve konuşmaya başlarlar. Santiago, dükkan sahibine rüyasından bahseder. Dükkan sahibi ona inanır ve ona çalışma teklif eder.

Santiago, billuriye dükkanında çalışmaya başlar. Dükkan sahibine yeni fikirler verir ve dükkanın işleri artar. Santiago da para biriktirmeye başlar. Bir yıl sonra, Mısır’a gitmek için yeterli parası olur. Ancak, dükkan sahibine veda etmek istemez. Dükkan sahibi ona gitmesini söyler ve ona kişisel menkibesini unutmamasını tembihler.

Santiago, Mısır’a doğru yola çıkar. Yolda İngiliz adında bir adamla tanışır. İngiliz de simyacı olmak istemektedir ve simyacının kitaplarını okumaktadır. Simya, maddeyi altına dönüştürme sanatıdır. İngiliz, Santiago’ya simyanın ruhsal bir yolculuk olduğunu söyler. Ayrıca, ona Alkimist adında ünlü bir simyacının varlığından bahseder.

Santiago ve İngiliz, vardıkları vahada Alkimist’i aramaya başlarlar. Santiago, vahanın kuyusunda Fatima adında güzel bir kızla tanışır ve ona aşık olur. Fatima da onu sever ve onun kişisel menkibesini aramasını destekler.

Santiago, Alkimist’i bulur ve onunla konuşur. Alkimist, Santiago’nun kalbinin dilini anladığını fark eder ve onu öğrencisi olarak kabul eder. Ona, hazineye ulaşmak için piramitlere gitmesi gerektiğini söyler. Ayrıca, ona evrenin işaretlerini okumasını ve ruhunun bir parçası olan dünyayla bütünleşmesini öğretir.

Santiago ve Alkimist, piramitlere doğru yola koyulurlar. Yolda bir grup asker tarafından durdurulurlar. Alkimist, onlara Santiago’nun rüzgarı kontrol edebildiğini ve ona büyük bir servet vereceğini söyler. Askerler, bunu görmek isterler. Santiago, rüzgarla konuşmaya çalışır, ancak başarılı olamaz. Sonra, güneşle konuşur ve ondan yardım ister. Güneş, ona rüzgarın dilini öğretir. Santiago, rüzgarla konuşur ve ondan bir fırtına koparmasını ister. Rüzgar, bunu yapar ve Santiago’nun gücüne hayran kalır.

Askerler, Santiago’yu serbest bırakırlar. Alkimist, ona hazineye çok yakın olduğunu söyler. Ancak, onunla daha fazla gitmeyeceğini söyler. Ona son bir tavsiye verir: Kalbinin sesini dinle ve korkma.

Santiago, piramitlere ulaşır. Ancak, orada üç hırsız tarafından saldırıya uğrar. Hırsızlar, onu döverek parasını alırlar. Santiago, onlara hazineyi aradığını söyler. Hırsızlardan biri, ona güler ve kendi rüyasından bahseder. Rüyasında, İspanya’daki bir kilisenin altında bir hazine olduğunu söyleyen bir çocukla konuştuğunu anlatır. Ancak, bunun saçma olduğunu düşündüğünü söyler.

Santiago, şaşkınlık içinde kalır. Rüyasının aslında başladığı yeri gösterdiğini anlar. Hırsızlar, onu bırakır ve giderler. Santiago, yaralarını sarar ve geri dönmeye karar verir. Piramitlerden ayrılırken, teşekkür eder ve gülümser.

Santiago, İspanya’ya döner ve kilisenin altını kazmaya başlar. Gerçekten de hazineyi bulur. Hazineyi aldıktan sonra, Fatima’ya kavuşmak için tekrar yola çıkar.

Romanın sonunda şöyle denir:

“O anda rüzgar esmeye başladı. Çoban gülümsedi; rüzgarın dilini biliyordu artık… Ve daha da önemlisi: Kendi kalbinin dilini biliyordu.”

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...