-
Cephe: Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü, yüz, alnaç anlamına gelir. Askeri olarak ise üzerinde savaşın sürdüğü bölgeyi ifade eder. Cephe kavramı, 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa’da yaşanan savaşlarda ortaya çıkmıştır. Bu dönemde, orduların düzenli bir şekilde karşı karşıya geldikleri ve belirli bir hat üzerinde çarpıştıkları görülmüştür. I. Dünya Savaşı’nda ise cephe kavramı daha da önem kazanmış ve siper savaşlarıyla uzun süreli bir durum haline gelmiştir. II. Dünya Savaşı’nda ise cephe kavramı, farklı coğrafyalarda ve farklı cephelerde yürütülen harekâtları tanımlamak için kullanılmıştır. Örneğin Doğu Cephesi, Batı Cephesi, Afrika Cephesi gibi.
-
Cephe gerisi: Savaş alanının gerisinde kalan bölge anlamına gelir. Cephe gerisi, askeri lojistiğin sağlanması, yaralıların tedavisi, askerlerin dinlenmesi, moral ve motivasyonun artırılması gibi amaçlar için önemlidir. Cephe gerisi aynı zamanda sivil halkın yaşadığı ve savaşın etkilerinden korunmaya çalıştığı yerdir. Bazı durumlarda cephe gerisi de düşman saldırılarına maruz kalabilir veya direniş hareketleri tarafından cepheyi desteklemek için kullanılabilir.
-
Topyekün savaş: Bir milletin bütün kaynaklarını seferber ederek başka bir millete iradesini kabul ettirmek için tüm savaş kapasitesini (askeri, ekonomik, teknolojik, insani) yok etmek amacıyla yürüttüğü savaş biçimidir. Topyekün savaşta sivil yoktur, herkes bir askerdir. Topyekün savaş kavramı 19. yüzyılda Carl von Clausewitz tarafından ortaya atılmıştır. Clausewitz’e göre mutlak savaş, hiçbir politik kısıtlaması olmayan ideal bir savaştır. Ancak pratikte böyle bir savaş mümkün değildir. Bu nedenle topyekün savaş, mutlak savaşın en yakın yaklaşımı olarak kabul edilir.
-
Mühimmat: Personele, malzemeye veya askeri hedeflere zarar vermek için bir yere yerleştirilen, atılan ve havadan bırakılan, güdümlü olarak veya diğer bir şekilde yönetilen patlayıcı veya kimyevi, biyolojik ve radyolojik bir maddeyi veya maddeleri ihtiva eden harp malzemeleridir. Mühimmat kavramının kökeni “savaş için gerekli, önemli şeyler” anlamındaki Arapça mühimmat-ı harbiye kavramıdır. Mühimmatın tarihsel gelişimi silahların gelişimiyle paraleldir. İlk mühimmatlar taş gülleler olarak kullanılırken, zamanla barutlu silahlarla birlikte metal gülleler, fişekler, bombalar, roketler, füzeler gibi çeşitli mühimmatlar ortaya çıkmıştır. Mühimmatın çeşitleri hedeflerin cinslerine ve mukavemetlerine göre değişir. Örneğin zırhlara ve tanklara karşı mermiler, çukur imlalı mermiler, havada parçalanan şarapnel mermileri gibi farklı mühimmatlar kullanılır.
-
Lojistik: Ekonomik anlamda, müşterilerin ya da şirketlerin ihtiyaçlarını karşılamak için, temin noktası ile tüketim noktası arasında ürün, hizmet, çalışan vb. kaynakların akışının en hızlı ve en uygun yollarla sağlanmasıdır. Bu akışın yönetilmesine lojistik denir. Lojistikte yönetilen kaynakların arasında besin, eşya, hayvan, teçhizat, sıvılar ya da zaman ve bilgi gibi soyut olgular yer alabilir. Fiziksel kaynakların yönetiminde bilgi akışının sağlanması, malzeme idaresi, depolama, üretim, paketleme, envanter kaydı tutma, nakliyat, pazarlama ve güvenlik gibi adımlar uygulanır. Askeri anlamda ise lojistik, düşman teçhizatını tahrip etmek ve ordu ikmal malzemelerinin yönetimini sağlamak olarak tanımlanabilir. Lojistik kavramının kökeni Antik Yunan’da ihtiyaçların dağıtımı ve finanse edilmesinden sorumlu Logistikas denen bölümler ve subaylardır. Lojistik kavramı 1950’lerden sonra iş hayatına uyum sağlamıştır. Dünya çapında tedarik, taşıma ve malzeme ihtiyacının artması bunun başlıca sebebidir.