Şahin, köyden çıkıp eğitim için İstanbul’a gelen, inancı güçlü, çalışkan ve dürüst bir gençtir. İlk olarak Somuncuoğlu Medresesi’nde öğrenim görür ve "İttihad-ı İslam" yani İslam birliğini savunan bir düşünceye sahiptir. Yeşil Sancak altında toplanacak bir "yeşilordu" ile bu birliğin sağlanabileceğini düşünen Şahin, zamanla medresedeki diğer öğrencilerin ve öğretmenlerin asıl niyetlerini fark eder. Medrese öğrencileri ve hocalarının dini kendi çıkarları için kullandıklarını ve ahlaksızca davrandıklarını anlar. Yeşilordu'nun başındaki Abdülhamit ise insanlara zulmetmekten keyif alan birisidir.
Şahin, tarih kitaplarını okuyarak dinin kişisel çıkarlara alet edilmesine dair daha fazla bilgi edinir ve bu durum onun din ve dini kurallara karşı şüpheler beslemesine yol açar. Bu şüphelerini giderecek cevaplar bulamayınca, medrese eğitimini bitirmeye az bir zaman kala okulu bırakır ve öğretmen olmak için Darülmuallimun’a geçer. Bu okulda din yerine bilim ve deneylere dayalı bir eğitim verilmektedir. Şahin, ülkenin bu tür modern okullarla kurtulabileceğine inanır.
Eğitimini tamamladıktan sonra İzmir’in Sarıova ilçesine öğretmen olarak atanır. İlçedeki halk, dine sıkı sıkıya bağlı, sofu insanlardan oluşmaktadır ve çocukların başlarında bile yeşil sarıklar vardır. Softalar, bilgisiz ve bağnaz halkı etkileyip yönlendirmektedir. Şahin, çocuklarını okuldan alıp Kur’an kursuna göndermek isteyen cahil ebeveynlerle ve onları bu yöne çeken sinsi din adamlarıyla mücadele eder.
Bir gün, halkın kutsal kabul ettiği "Kelami Türbesi" yanar ve suç içki düşkünü olan matematik ve Fransızca öğretmeni Nihat Bey’e atılır. Softalar, cahil halkı kışkırtarak Nihat Bey’i linç etmeye çalışır. Ancak Şahin öğretmenle aynı fikirde olan komiser, Nihat Bey’i linçten kurtarır. Türbenin yangını araştırıldığında, aslında türbe bekçisinin oğlunun türbeyi soyup sonra yaktığı ortaya çıkar.
Bu dönemde, I. Dünya Savaşı sona erer ve Yunanlılar Sarıova’ya kadar ilerler. Şahin, Yunan işgaline karşı direniş gösteren subayları kurtarmak amacıyla düşman yanlısı gibi davranır ve subayların kaçmasını sağlar. Ancak, Yunanlılar bu durumu fark edince Şahin'i Yunan adalarına sürgün ederler.
Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasıyla birlikte, Türkler ülkeyi düşmanlardan temizler ve Atatürk devrimleri hızla gerçekleştirir. Sürgünden dönen Şahin, eski softaların bu kez koyu birer Atatürkçü ve devrimci kesildiğini, sakallarını kesip şapka taktıklarını ve ilçede nüfuz sahibi olduklarını görür. Şahin, düşmanla işbirliği yapmış bir hain olarak görülmektedir. Gerçek kişiliğini ve niyetlerini kanıtlamak için Ankara’ya gider ve sonunda gerçekler ortaya çıkar.