Kuyucaklı Yusuf, köylerinin yağmalanması ve ailesinin ölümünden sonra yalnız kalır ve bu travmatik olay, onun ruhsal yapısını derinden etkiler. İlçedeki merhametli kaymakam, Yusuf'u evlat edinir. Kaymakamın bir kızı vardır ve Yusuf bu kızla birlikte büyür. Ancak kaymakamın eşi, Yusuf'a sürekli kötü davranır ve zaman zaman fiziksel şiddet uygular. Yusuf, zekasıyla dikkat çeker fakat yaşadığı acılar onu içe kapanık ve sert bir kişilik haline getirmiştir.
Yusuf genç yaşta Muazzez adında bir kıza aşık olur ve ona derin bir bağlılık duyar. Bir gün Muazzez ile yürürken köydeki bir kabadayı Muazzez’e laf atar. Yusuf, kabadayıyı döver, ama bu kabadayı için büyük bir utanç kaynağı olur. Kabadayı, intikam almak için bir plan yapar. Kaymakamla kumar oynar ve onu borca batırır. Borcun karşılığında Muazzez’i kendisine vermesini ister. Kaymakam çaresiz bir şekilde kabul eder. Yusuf bu durumu öğrenince bakkaldan borç alır ve kabadayıya olan borcunu ödeyerek Muazzez’i kurtarmaya çalışır. Ancak Muazzez, bakkalla evlenmek zorunda kalır. Kabadayı düğün günü bakkalı öldürür ve Muazzez’i elde etmeyi kafasına koyar. Kaymakama sürekli baskı yapar. Bu sırada Muazzez de Yusuf’a olan duygularını açar. Yusuf ve Muazzez başka bir köye kaçar ve nikahlanırlar. Kaymakam Yusuf’a destek olur ve onlara yardım eder.
Mutlu günler kısa sürer; Kaymakam’ın ölümüyle birlikte sıkıntılar başlar. Üvey anne ve kabadayı, kötü bir plan yaparak yeni kaymakamı ikna eder ve Yusuf’u gezici köy tahsildarı olarak atarlar. Yusuf evinden uzaklaşır ve üvey anne ile kabadayı, Yusuf’un evini bir eğlence mekanı haline getirir ve Muazzez’i fuhuş yapmaya zorlarlar. Yusuf, bu durumu öğrenir ve köye döner. Yeni kaymakamı, üvey annesini ve kabadayıyı öldürür. Karısı da bu çatışmada yaralanır ve Yusuf, karısını bir ıssız yere götürür. Karısı burada hayatını kaybeder. Yusuf, acı içinde ortadan kaybolur ve bir daha hiçbir iz bırakmadan görünmez.