İkinci Dünya Savaşı sırasında Balkan bölgesinde, özellikle Yugoslavya'da, Almanların yaptığı zulümler başladı. Almanlar birçok aileyi ele geçirerek, anneleri çocuklarından, babaları eşlerinden ayırarak, katliamlar yaparak Slavlara ve Türklere zulmettiler. Slavlar ve Türkler, ayrı teşkilatlarda onlarla savaşmak zorunda kaldılar. Çeşitli zalim komutanlar bölgeye gelip gittikçe, anne babaların çocuklarının gözleri önünde öldürülmesi ve kadınların kocalarının gözleri önünde tecavüze uğraması gibi dehşet verici olaylar yaşandı. Slavlar ve Türkler arasında da düşmanlıklar mevcuttu.
Almanların zulmü sonucunda bağlar ve bahçeler yok oldu, kıtlık ve hastalıklar baş gösterdi. Türkler, Almanların zulmünü örgütlemek ve durdurmak için şehirden şehire dolaşıp maddi yardım toplamaya çalıştılar. Slavlar da kendi güvenliklerini sağlamaya çalıştılar. Drina Nehri kıyısında kurulan direniş örgütleri bir savunma hattı oluşturdular.
Balkan coğrafyası, Birinci Dünya Savaşı'ndan beri zaten istikrarsız bir durumdayken, Alman zulümleri bu durumu daha da kötüleştirdi. Çok sayıda insan öldü; eğitimli bireyler, yaşlılar, çocuklar ve kadınlar keyfi bir şekilde katledildi. Almanlar, hayvanlara da işkence ettiler. Slavlar ve Türkler arasındaki anlaşmazlıklardan faydalanarak bölgeye hakim olmaya çalıştılar. Almanların vahşeti sona ermedi ve bu sırada Slavlar arasındaki Türk düşmanlığı da arttı, daha büyük zulümler yaşandı. Bu süreçte çok fazla insan hayatını kaybetti ve Balkan coğrafyası harap bir hale geldi.