Çocukluk yıllarında Anadolu'nun işgal altında olduğu dönemde hem annesini hem de babasını kısa süre içinde kaybeden Mümtaz, İstanbul'da akrabaları İhsan ve Macide tarafından büyütülmüştür. Roman, İhsan'ın hastalığıyla başlar.
Yaşlı İhsan’ın zatürre olması evde karamsar bir hava yaratır. Bu kaos ortamında Mümtaz, ailenin “sorunlu” kiracısından kirayı toplamak üzere yola çıkar. Kiracının, hiçbir problem çıkarmadan tüm parayı ödemesi Mümtaz’ı şaşırtır. Kiracının dükkânında kalay ve kösele stokladığını gören Mümtaz, bunu Avrupa’da yeni bir savaşın başlayacağının bir işareti olarak değerlendirir.
Mümtaz, yolda İclal ve Muazzez ile karşılaşır. Yaz aylarında ilişki yaşadığı Nuran’ın tanıdıkları olan bu iki kişi, ona Nuran’ın ertesi gün İzmir’de Fahri ile evleneceğini bildirir.
Roman, bu noktadan sonra geriye dönerek Nuran ve Mümtaz’ın ilişkisini detaylı bir şekilde anlatır. Ortak akraba çevrelerine sahip bu iki karakter, ada vapurunda tanışır ve ortak ilgi alanları sayesinde hızla bir ilişki geliştirmeye başlarlar.
Ancak ilişkilerinin önünde bazı engeller de bulunmaktadır. Nuran’ın eski kocası Fahri, onun gizliden aşık olduğu Yaşar ve ilişkiyi Mümtaz’ın kontrolü dışında yaşanmasıyla sorun oluşturan Adile Hanım gibi kişiler, çeşitli yollarla bu ilişkileri sabote etmeye çalışırlar.
Bu sabotajlarda gerçekten başarılı olan kişi, romanın üçüncü bölümüne adını veren Suat’tır. Evli, çocuklu ve verem hastası olan Suat, Mümtaz’ın arkadaşıdır ancak Nuran’a bir aşk mektubu yazar. Nuran mektuba yanıt vermez, ancak Suat, yemek davetlerine katılarak ve Mümtaz’ın yokluğunda Nuran’ın olduğu yerlerde bulunarak huzursuzluk yaratır. Romanın doruk noktası, Suat’ın Nuran ile Mümtaz’ın Beyoğlu’ndaki kiralık evinin anahtarını bularak orada intihar etmesiyle yaşanır.
Bu manzarayı gören Nuran, Mümtaz’dan ayrılır ve ilişkileri evlenme günü sona erer.
Nuran ile ayrılığı atlatmaya çalışan Mümtaz, aynı zamanda Suat’ın hatırası ile mücadele eder. Suat’ın intihar mektubundan ezberlediği bölümlerle kafasında diyaloglar kuran Mümtaz, İhsan’a ilaç almaya gittiğinde Suat’ı somut bir şekilde karşısında gördüğüne inanır.
Suat’ın yanına gelme teklifini reddeden Mümtaz, fiziksel bir darbe alır. Suat’ın kendisine vurmasını, onun gerçek bir varlık olduğunu kanıtlamak olarak yorumlayan Mümtaz, kanlar içinde eve döner ve roman, bu haliyle sona erer.