Cevdet Bey ve Oğulları, Orhan Pamuk’un 1982 yılında yayımlanan ilk romanıdır. Bu eser, İstanbul’un Boğaziçi’nde yaşayan bir ailenin üç kuşak boyunca yaşadığı değişimleri anlatır. Romanın merkezinde ailenin reisi Cevdet Bey bulunur.
Hikayenin kısa özeti:
Cevdet Bey, İstanbul’un ilk Müslüman tüccarıdır. Anne ve babasını kaybettikten sonra uzak akrabası Zeliha Hanım ile aynı evde yaşamaktadır. Tutkusu hem işlerini büyütmek hem de çağdaş, modern bir aile kurmaktır. Cevdet Bey’in üç çocuğu vardır: Osman, Refik ve Ayşe. Roman boyunca aile içindeki ilişkiler, toplumsal değişimler ve ekonomik tarih ele alınır. Cevdet Bey, yaşlandıkça hedeflerine ulaşsa da siyasete kayıtsız kalır ve kitabını yayınlamadan ölür.
Özeti:
Anne ve babasının ölümünden sonra, Cevdet Bey, uzak akrabası Zeliha Hanım ile aynı çatı altında yaşamaya başlar. İstanbul’da ilk Müslüman tüccar olarak tanınan Cevdet Bey’in ağabeyi Nusret, verem hastalığı nedeniyle son dönemlerini geçirmektedir. Nusret, hastalığının ilerlemesi üzerine, çocuğunu Cevdet Bey’in yanına göndermek ister. Cevdet Bey, otuz yıl süren evlilikleri sonucu Osman, Refik ve Ayşe adında üç çocuk sahibi olmuş ve torunlar da edinmiştir.
Müslüman bir tüccar olarak toplumda marjinal bir rol üstlenen Cevdet Bey, bu durumun farkındadır çünkü tüccar olarak bilinenler genellikle gayrimüslimdir. Bu çelişki, Cevdet Bey’in bilinçaltında sürekli olarak var olur ve rüyalarında kendini gösterir. Rüyasında, sınıfının sular altında olduğunu ve öğretmeninin cezalandırma isteğini görür, ama bunu yapmaya cesaret edemediğini fark eder. Bu su, Cevdet Bey’in kendi teridir ve hocanın toplumun genelini temsil ettiğine inanır. Cevdet Bey, toplumun baskısı ve sınıf ayrımlarının etkisi altında olduğunu düşünür.
Cevdet Bey, bu düşüncelerle, yüksek bir sosyal statüye sahip paşa kızı Nigar Hanım ile evlenmek ister. Yaşlandıkça hedeflerine ulaşmasına rağmen, kendini tatmin edemez. Sağlık sorunları da gün yüzüne çıkmaya başlar ve oğulları işlerinin başına geçer. Aynı zamanda "50 Yıllık İş Hayatım" başlıklı bir kitap yazmayı planlar. Ancak, ülkede önemli siyasi değişiklikler yaşanırken, Cevdet Bey siyasete ilgisiz kalır ve kitabını yayınlamadan hayatını kaybeder.