Kara Kitap’ın ana karakteri olan Galip, İstanbul’da bir avukattır. Eşi Rüya ile birlikte yaşarken, bir gün Rüya'nın yazdığı kısa bir notla aniden kendisini terk ettiğini öğrenir. Galip, büyük bir paniğe kapılarak şehri gezmeye başlar ve Rüya’nın izini sürer. Araştırmaları sırasında bazı ipuçlarına ulaşan Galip, dikkatini kardeşi Celal’e çevirir. Sonunda, Rüya’nın Celal ile birlikte olduğunu fark eder.
Galip, Celal’in yaşam tarzını anlamak ve onun ruh halini yakından kavramak için kendini onun yerine koyar. Celal’in gizli bir evine ulaşmayı başarır ve burada yaşamaya başlar. Galip, Celal’in kıyafetlerini giyer, onun gibi davranır ve gazetede Celal’in köşe yazılarını yazarak onun rolünü üstlenir. Çocukluğundan beri idolü olan Celal gibi olma fırsatını tam anlamıyla değerlendirir. Rüya’yı peşini bırakmış, sadece Celal’in yaşamına odaklanmıştır.
Galip, Celal olarak her türlü aktiviteyi sürdürür; gazetecilere röportaj verir, gazete okuyucularıyla telefon görüşmeleri yapar ve Celal’in hayal ettiği her şeyi gerçekleştirmeye çalışır. Ancak bir gün, Celal ve Rüya yolda yürürken bir adam yanlarına yaklaşır. Adam, Celal’e bağırarak onu eski bir hayranı olarak tanıttığını ve Celal’in karısını baştan çıkardığını öne sürer, ardından silahını ateşler. Celal ve Rüya bu saldırıda hayatlarını kaybeder.
Bu trajik olayın ardından, Galip avukatlık mesleğine geri dönse de, Celal’in yerini doldurmayı sürdürür ve köşe yazıları yazmaktan vazgeçmez.